Röportajlar Haberleri

Sesimizi Duyan Var mı?

Sesimizi Duyan Var mı?

Ülke tarihimizin kara günlerinden biri olan ve yüzyılın felaketleri arasında tarihte yerini alan 17 Ağustos depreminin 18. Yıl dönümünde Düzcelilere depremi sorduk. En çok yakınılan konuların başında 18 yıldır kaldırılamayan enkaz molozları gelirken, yetkililere seslenen vatandaşlar “Sesimizi duyan var mı? sorusunu soruyor.

17 Ağustos depreminin bugün 18. Yıl dönümü. 17 bin 480 vatandaşın yaşamını yitirdiği 17 Ağustos Depremi 1999 yılında gece 03:02 sıralarında gerçekleşmiş, 5 ilimizi etkilemiş ve binlerce insan yaşamını yitirirken onbinlercesi de yaralanmıştı. Yüzyılın felaketleri arasında tarih kitaplarındaki yerini alan bu afet ile ilgili ne tür önlemler alındı? Vatandaş depremi unuttu mu yoksa onunla yaşamaya alıştı mı? Düzce Parantez Gazetesi olarak yaptığımız halk röportajlarında vatandaşa depremi sorduk. Düzcelilerin en çok yakındığı konuların başında 18 yıldır kaldırılamayan inşaat molozları olurken, çok katlı binaların yapılmasına da büyük bir kesim karşı çıkıyor.

HALEN ENKAZ KALINTILARI DURUYOR

Abdullah Altun

Depremden sonra değişen çok güzel şeyler de var. Ama yapılması gereken ancak  yapılmayan şeyler de var. Depremin ardından halen enkaz kalıntıları duruyor. Bazı yerlerde çirkin görüntüler var. Acaba bunlar mahkemelik olduğu için mi bu kadar zamandır öyle duruyor bilmiyorum.

YIKILMIŞ BİR DÜZCE VARDI

Ahmet Durmaz:

Depremin ardından yapılan yollar o tarihte daha geniş daha güzel yapılabilirdi. Yıkılmış bir Düzce vardı ve bu yolların genişletilmesi için bir fırsat olabilirdi. Trafik şuan daha iyi şekilde olabilirdi. Bence depremden bu yana trafik sorunu bir türlü çözülemedi diye düşünüyorum.

3 KATTAN FAZLASI OLMAMALI

Ahmet Güler:

Esasında Düzce’de 3 kattan fazla olmaması lazım. Çünkü burası deprem bölgesi fay hattı altımızdan geçiyor. Şuanda 5-6 katlı binalar var, Kasaba tarafında 15-16 kata kadar çıkarmışlar. Mesela depremden sonra Valilik binası anıtın karşısına yapıldı ben burada olmasını doğru bulmuyorum.

DEPREMDEN SONRA YAPILAN BİNALAR DAHA SAĞLAM

Ahmet Türk:

Depremi unutmadık. Deprem unutulmaz. Ben Depremi tam yaşayanlardanım. Benim evim 2 katlıydı. Ben balkona çıktım. Balkondan aşağıya bir inip çıktığımı net hatırlıyorum. Depremden sonra yapılan binaların daha sağlam olduğunu düşünüyorum. Gelişen teknoloji ile birlikte artık insanlar da bilinçlendi.

HER AN DEPREM OLACAKMIŞ GİBİ HAZIRLIKLI OLMALIYIZ

Celal Topkara:

Kuvvetli yerlere 3 kat izin veriyorlar. Yol kenarına 4 kat veriyorlar. Binalar için bu önlemin alınması güzel oldu. Depremi unutmadık, sürekli aklımızda. Çünkü deprem hattı üzerinde olduğumuzu biliyoruz. Her an deprem olacakmış gibi hazırlıklı olmalıyız.

ETÜTLERE GÖRE İNŞAAT YAPILIRSA DAHA SAĞLAM OLUR

Ekrem Taşdemir:

Bazı yerlere 3 kat izin veriliyor. Bazılarına 4-5 kat veriliyor. Ben kendim de inşaatçıyım. Etütlere göre inşaat yapılırsa daha sağlam olur. Demiri çimentosu betonu etüte göre uygun olarak atılırsa Allah’ın izniyle bir şey olmaz.

DEPREM BİZE İNŞAAT YAPMAYI ÖĞRETTİ

Emrah Ateş:

17 Ağustos’tan bu yana yapılan binaların kat sayısı düştü. Şimdi ortalama 4-5 kat oluyor zemine göre. Deprem olması bize inşaat yapmayı öğretti. Binaların estetik görüntüsü açısından da sağlamlık açısından da daha iyi olduğu kanaatindeyim.

YIKILMASI GEREKEN BİNALAR VAR

Hayati Gürsoy:       

Düzce’de depremden sonra konuşulanların bir çoğu olmadı. Kervan’dan girip hastaneden çıkılacak denmişti. Ama halen yıkılması gereken binalar var. Cedidiye’nin oralarda arka taraflarda. Trafiğe İstanbul caddesinin kapatılması güzel oldu ancak bankaların dağıtılması lazım.

ATIL BİNALAR UYUŞTURUCU BİNASI OLDU

Hüseyin Kardüz:

Atıl binalar uyuşturucu binası oldu. Aydınpınar caddesi tarafı atıl kaldı. Depremi unutmadık ama unutturmak için fazla bir şey yapılmıyor. Pis binalar ortada duruyor halen. Depremin izleri halen duruyor, atıl binalar Düzce’ye zarar veriyor.

GÜZEL SİTELER YAPILIYOR

İlhan Çakmak:

Depremde bir çok kaybımız oldu. Düzce’de baya bir çevre değişiyor. Çalışmalar sürüyor. İyi olan çalışmalar var kötü olanlar var. Güzel siteler yapılıyor. Bazı metruk binalar var. Buna yetkililer bir çare bulsunlar. Görüyoruz tinercileri bağımlıları bunlar hoş değil.

BİZLER DE ÖNLEMİMİZİ ALALIM

İsmail Kılıç:

3 Kattan fazla binaya izin verilmesin. 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinde Düzce çok kayıp verdi. Bu bize ders olmalı. Ben Taksici esnafıyım 17 Ağustos gecesi durakta nöbet tutuyordum ve depremi canlı canlı yaşadım. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın. Bizler de önlemimizi alalım.

HER AN DEPREM OLACAKMIŞ GİBİ HAZIRLIKLI OLUNMALI

Mustafa Çelik:

Düzce’de deprem olduktan sonra çok katlı binalara bir dönem ara verildi. Ancak zamanla sanırım depremi unuttuk yine başlandı 4-5 katlı binalar yapılmaya. Binaların kontrolleri daha iyi yapılmalı, araçların girebilmesi için yollar genişletilip her an deprem olacakmış gibi hazırlıklı olunmalı.

ŞEHİR DIŞARIYA DOĞRU BÜYÜTÜLMELİYDİ

Recep Yalçın:

17 Ağustos’tan önce Düzce yeşil Düzce olarak anılıyordu. Ancak depremlerin ardından Düzce bu ünvanını kaybederek beton Düzce oldu. Bir kenarda oturup altında serinleyeceğin ağaç yok. Parklar biraz daha genişletilmeliydi. Şehir dışarıya doğru büyütülmeliydi. Eski şehrin üzerine yeni bir şehir kurulmamalıydı.

DEPREMDEN KALMA ENKAZLAR HALEN ARKA SOKAKLARDA DURUYOR

Vedat Ayberk:

Düzce’yi çevre illerle kıyasladığımızda biraz gerideyiz. Depremden kalma enkazlar halen arka sokaklarda duruyor. Biraz da bizden kaynaklanıyor.  Biz halk olarak hizmetin yapılıp altın tepsiyle önümüze sunulmasını istiyoruz. Bir talebimiz olmayınca bu kadar gelişebiliyoruz.

HALEN DEPREM OLAN YERLERİN MOLOZLARI KALDIRILMALI

Yasin Yalçın:

Deprem izleri halen görünüyor. Tam net olarak geçmedi. Unutmadık, unutmak mümkün değil. Bir kere halen deprem olan yerlerin molozları kaldırılmalı veya yeni binalar yapılması gerekiyor. Atıl olarak durması beni rahatsız ediyor. 

Haberin Videosu

commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu