Düzce Parantez Köşe Yazarları
Fevzi ER
Fevzi ER

fevzier@dogruakademikdanismanlik.com

DÜZCE’NİN YERELLEŞME SORUNU

Yerelleşmenin temeli “sosyal toplum”  yapısına dayanmaktadır. Bu nedenle, belediyelerin yerel düzeyde sosyal politikalara yönelik projelerinin olması gerekiyor.  Çünkü sosyal gelişmenin temelini yereldeki sosyal değerler oluşturmaktadır. Bu yönde yerelleşme, belediyelere sosyal alanlarda planlama ve düzenleme sorumluluğunu yükleyen, bu çerçevede kamu harcamalarını konut, sağlık, eğitim ve çevrenin korunması alanlarını kapsayacak şekilde sosyal amaca yönlendiren bir belediyecilik anlayışıdır diyebiliriz. Bu tanıma göre yerelleşme açısından belediyeciliğin ilkeleri şunlardır:

  • Sosyal dayanışma ve anlayışının tesis edilmesi,
  • Sosyo-kültürel faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan altyapı yatırımlarının yapılması,
  • Yerel halkın sosyal refah seviyelerinin arttırılması,
  • Yerelleşme bilincinin oluşması için planlama, teşvik ve istihdama yönelik politikaların geliştirilmesi,
  • Yerelleşmeye uygun projeler ile birey ve toplum kesimleri arasında sosyal güvenlik ve adalet unsurlarının güçlendirilmesi.

Kentlerin sosyalleşme bağlamında yerelleşmesi için kaynakların verimli ve etkin kullanılması temel esastır. Çünkü sosyal gelişme, sorun ve fırsatları fark etme, doğru değerlendirme, risk alma ve yenilikçi yollarla çözüm üretmeyi ifade etmektedir. Sosyal gelişme, ticari girişimcilik prensiplerinin kar amacı yerine, toplumsal sorunların çözümü bir fayda olarak görmektedir. Kent kaynaklarının etkin kullanımı için katılımcı ve performansa dayalı stratejik planlama ile yerelleşerek sosyal gelişme güçlendirilmelidir.

Yerelleşmenin en önemli boyutu, toplumsal fayda sağlamasıdır. Bu yönde devlet tüm sosyal ihtiyaçları yeterince karşılayamadığından bu eksikliğin giderilmesi için alternatif oluşumlara ihtiyaç vardır. Bu noktada sosyal girişimlerde bulunan kurumlar devreye girmektedir. Özellikle yerel yönetimlerin amacı toplumun sosyal ihtiyaçlarını karşılamak olmalıdır. Bu açıdan belediye hizmetlerinde sosyal uyum ve entegrasyonu sağlamak amacıyla herkesin yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik üç unsur öne çıkmaktadır.

  • Yerel kapasiteyi geliştirerek, yerel normların, rollerin ve beklentilerin daha iyiye doğru dönüştürülmesini sağlayacak dönüşümsel faaliyetler.
  • Mevcut ekonomik durumu geliştirecek ve verimliliği artıracak ekonomik faaliyetler. 
  • Yerel hareketlerin oluşturulmasında söz sahibi olanların etkinliğini arttırmaya yönelik faaliyetler.

Yukarıdaki açıklamalara göre yerelleşerek sosyalleşme genellikle güvenilir bilgi kullanımını gerektirmektedir. Bu anlamda, “sosyal sorun nedir ?” “ne kadar insan etkilenmektedir? ” ve “mevcut veya geçmişteki değişimleri gerçekleştirmekte etkin olmuş mudur ?” gibi konulara yanıt aranmasına destek olacak bilgilere ulaşmak önemlidir.

Yerel yönetimler; yerel halkın seçimiyle iş başına gelen,  yerel halkın ortak ihtiyaçlarını karşılamakla görevli kamu kurumlarıdır. Kentler ise, yerel halkın üzerinde yaşadıkları ortamlardır. Dolayısıyla, yerel yönetimler, bir yandan kentlerin sağlıklı gelişimini temin ederken, yerel halkın yaşam alanına yönelik hizmetleri yerine getirmek ve diğer yandan sosyal ve kültürel alanlarda da ihtiyaçları giderecek yaşam standardını yükseltmeye yönelik çalışmaları yapmak zorundadır.

Son yıllarda Düzce’nin yerelleşme sorunu hızla arttığı ve bu nedenle sosyalleşme gücünün toplumsal dayanışmayı zayıflattığı her alanda görülmektedir. Bunun nedeni, Düzce’nin ekonomik ve sosyal dengeyi sağlayacak biçimde rantı arttıran yatırımları yapamamasıdır. Yapılan yatırımlar toplumun refahı için gerekli beşeri sermayeyi üretememiş ve yerelleşmeye dayalı sosyalleşmek için sosyal toplumcu yapıyı güçlendirememiştir.

Yerel yönetimler hizmet üretirken gündemlerinde zam olmamalıdır.  Zam yaparak hizmet üretmek işin kolay yoludur. Kentin görünen yerlerini güzelleştirerek halkın hizmetine sunmak kentin ortalama yaşam kalitesini arttırmaz. Kentin ortalama yaşam kalitesini arttırmak için barınma, mülkiyet, kamu güvenliği, temiz çevre, iş bulma olanakları ve ulaşım gibi hizmetlerin arttırılması gerekir.

 Yapılan zamlarla hizmet üretmeye yönelik yapılan hizmetler vatandaşların taleplerini yerine getiremeyeceği gibi onların kentlilik bilincini zayıflatır. Belediyeler merkezi idare gelirlerinden yeterince pay alıyorlar. Kaynakları verimli kullandıkları takdirde zam yapmalarına ihtiyaçları olmayacaktır. Önemli olan kamu ve yerel kaynakların verimli kullanılmasıdır. Bu yönde yerel halk yerel yönetime güvenmeli ve yönetimin varlığını hissetmelidir. Aksi takdirde yerellik bilinci gelişemez. Yerellik bilinci gelişemeyen kentlerde ise yaşam kalitesi düşerek sosyal dayanışmayı zayıflatır ve toplumsal sorunlar artar.

Yerel kalkınmanın temel amacı kentte yaşayanların yaşam kalitesini arttırarak refah içinde yaşamalarını sağlamaktır. Bu yönde bir kentin kalkınabilmesi için dürüst ve adil bir yönetimin olması şarttır. Düzce’de kent gelişimi ve eğitim konusunda çözümlenmesi gereken birçok sorun olduğunu görüyoruz. Bu sorunun en önemlisi katılımcı yönetimin oluşmamasıdır. Bir kentte yerel halk ile yerel yönetim arasında çalışma ortamı iyi kurulmuş ise o kentte kalkınma hızlı olur. Bunun için yerel halkın eğitim düzeyini geliştirerek yerel halkı bilinçlendirmek gerekiyor. Bu yaklaşım kentte yaşayanların sosyalleşmesini hızlandırarak demokratik kültürün gelişmesinde topluma olan katkısını yerel ölçekten ulusal ölçeğe taşıyacaktır.

 

 


commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


  1. Nazlıcan Kuzey
    3.8.2017 - 13:13:49 Nazlıcan Kuzey

    Yerelleşme sorununda belediyeler büyük rol oynamaktadır. Belediyelerin doğru,bilinçli ve adil hizmet vermesiyle sorun çözülebilir. Belediyeler sadece kentin dış görünüşüyle ve güzelliğiyle değil, kente yaşayan vatandaşların birlik ve beraberlik içinde yaşaması için olanaklar sunmalı ve toplumu refah düzeye çıkarılmasına odaklanmalıdır. Bunun içinde kentin güvenliğini, yaşam kalitesini, iş bulma imkanlarını, çevre düzenini, ulaşım, barınma, eğitim ve sosya kültürel etkinliklerinin artırılması ve düzenli olarak uygulamaya geçilmesi gerekir. Kentsel eğitime önem verilmesi gerekir çünkü eğitimin olmadığı hiç bir yerde adalet, güven, huzur olmaz. Toplumsal bilinç en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Demokrasinin eğitimin ve adaletin olduğu her toplum yerelleşme ve diğer sorunlarla karşı karşıya hiçbir zaman kalmaz.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

Fevzi ER
DIŞ BORÇ AÇISINDAN EKONOMİMİZ

25.5.2017

Fevzi ER
2017 YILINDA TÜRKİYE EKONOMİSİ

14.1.2017

Fevzi ER
2000’Lİ YILLARIN BAŞINDAN BUGÜNE EKONOMİMİZ

1.12.2016

Fevzi ER
FINDIK PİYASASINDAKİ GERÇEKLER

28.10.2016

Fevzi ER
DÜZCE SANAYİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

21.9.2016

Fevzi ER
Sosyal Yardımlaşmanın Ekonomik ve Ahlaki Boyutları

15.8.2016

Fevzi ER
EKONOMİDE FAİZ GERÇEĞİ

19.7.2016

Fevzi ER
Üst Düzey Siyaset

11.6.2016

Fevzi ER
İnsanlaşma Sorunu

26.4.2016

menu
menu