Düzce Parantez Köşe Yazarları
Hamdi GÜNER
Hamdi GÜNER

mhamdiguner@hotmail.com

HACILARIMIZIN HACDAN GETİRDİKLERİ MESAJLAR - 1

Her yıl olduğu gibi bu yıl da onbinlerce vatandaşımız hac yaparak Adem(as) ın sulbinde iken Allah’a verdikleri sözü yenilediler. Çünkü onun eli olarak düşünülen Hacer-i Esved’e el sürdü veya uzaktan selamladılar (istilam ettiler) Hacılarımız bu teahhütleri ile birlikte daha birçok hususta allah’a söz verdiler, hatta bu teahhütleri arasında nice mesajlar getirdiler. İşte bu yazımızda hacılarımızın yaptıkları o teahhütleri ve getirdikleri mesajları bildireceğiz.

Doğrudan Cidde ve Mekke’ye gidenler dahaz uçağa binmeden, önce Medine’ye gidenler ise oradan Mekke’ye giderken Zülhuleyfe dinelin yerde sıkı bir disiplin denilebilecek olan “İhram” a girdiler. İhrama girerken ‘telbiye’ getirmek şarttır. Kafile Başkanları veya Grup Görevlileri telbiye getirirken erkeklerin seslerini yükseltlelerini, kadınların ise kendi duyacakları kadar bir bir sesle telbiye etmelerini tenbih ederler. LEBBEYK diye başlayan telbiyenin manası “Allahhım seni tekdis ederim; senin emrine amade (hazır olarak) geldim. Allahım! Ne ne dersen yapacağım, neleri yasak edersen onlardan kaçacağım. Senin ortağın yoktur. Övgüler, nimetler ve mülk sana mahsustur; övgüler senin için yapılacak; senin ortağın yoktur; senin ortağın yoktur” şeklindedir. Öyleyse bu sözleri terennüm eden her Müslüman Allah’ın emrine amade olduğunu, her ne emretmişse yapacağını ve neleri yasak etmişse onlardan sakınacağını, sadece Allah’ı öveceğini veya öveceği kişileri Allah için öveceğini ve Allah’ın dinine kimseyi ortak etmeyeceğini teahhüt etmiş oluyor. Peygamberimizin emri emir ve uygulamaları gereğince de kadınların telbiye ve tekbirde seslerini yükseltmemeleri kuralından da önemli mesajı almış ve size getirmişlerdir. O mesaj kadınların yabancı (akraba olmayan) erkeklere zaruret olmadıkça seslerini duyurmamaları gerektiği hususudur. İbadetz halindeki erkeklere ezgisiz seslerini bile duyurmamaları istenen kadınların sahneye veya ekrana çıkıp erkeklere şarkı ve türkü söylemelerinin asla uygun olmadığı mesajı da var burada.

Ayrıca hacılarımız ihrama girerken erkeklerin başlarını örtmeleri yasaklanırken “kadınların başörtüsüne asla müdahale edilmemesi onların başlarını örtmelerinin farz olması nedeniyledir” mesajını da almış ve bizlere getirmişlerdir.
İhramlı olarak yapılan iki tavafta Alem-i ervahta verilen ^Rabbimiz sensin” sözünü tekrar Allah’a arz eden hacılarımız Ka’be’yi sol taraflarına alarak göğüslerinin sol tarafında olan kalplerini onun evine (Ka’be’ye)  bağlamış olduklarını ilan etmiş oldular. En az 21 defa, nafile tavaflarla birlikte belki de yüzlerce defa Ka’be’nin etrafında dönerek artık bir daha kopmayacak şekilde kalplerini Allah’ın evine, Kur’an-ı kerime bağlı kalacaklarına ve bu niyetlere göre düşüneceklerine söz vermiş oldular.

İhramlı olarak yapılan ve arkasından sa’y edilmesi gereken tavafların ilk üç şavtında erkeklerin ıztıba yapmaları, yani sağ kol ve omuzlarını açıkta tutmaları ve remel yapmaları, yani çalımlı yürümeleri sünnettir. Kadınlar ise ıztıba ve remel yapmazlar; çünkü kadınların yüz ve elleri hariç her taraflarını örtmeleri farz olduğu gibi akraba (mahrem) olmayan erkeklerin yanında dans yapmaları da haramdır. İşte hacılarımız ihramlı tavaflarda bu mesajı aldıkları gibi bize de getirmiş sayılırlar. Haül böyle iken bazı gelinlerin her iki taraftan omuz küreklerini bile açıkta bırakan kıyafetlerle davetlilerin arasına çıkmaları ne kadar gariptir! Değil mi?

Hacılar tavaftan sonra Safa ile Merve tepeleri arasında 7 yürüyüş yaptılar. Bununla Hacer validemizin oğlu İsmail’e su ve yiyecek bulmak için çevreyi araştırmasını taklid ederek kendi çocuklarına iş ve aş bulmak, meslek sağlamak için bir kapıya en az üç-dört defa gideceklerini teahhüt etmiş oldular.  Eğer Müslümanlar buradan almış oldukları şuuru yaşatırlarsa rüşvet vermeden çocuklarına işbulabilirler. Çünkü bir kapıya üç-dört defa gidildiğinde rüşvet alma eğiliminde olanlar bile insafa gelir, rüşvet isteme vicdansızlığında bulunamazlar. Hele de halkın bir kapıya üç-dört defa gitmekten yerinmediğini bilenler rüşvetten ümitlerini de keserler. Böylece rüşvetin önlenmesinde önemli bir adım atılmış olur.

Safa ile Merve arasında sa’y ederken iki yeşil direk arasında erkeklerin koşması kadınların ise koşmaması da verilen talimatlar arasındadır. Halbuki bu koşu Hacer validemizden kalmadır. Öyleyse niçin kadınların koşmaması şart oluyor? Bunun manası şudur: Hacer validemiz orada koşarken yanında kimse yoktu. Hac veya Ömre’de ise çeşitli insanlar vardır. Dolayısıyla sağında, solunda ve arkasında erkeklerin bulunduğu kadının koşması esnasında dikkati çeken bazı hususlara meydan vermemek içindir. İşte buradan alınan mesaja uyarak (örtülü olsalar bile) kadınlarımızı erkeklerin arasına çıkarıp oynatmamalıyız.

                                                                                                                                           

 

commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu