Düzce Parantez Köşe Yazarları
Hamdi GÜNER
Hamdi GÜNER

mhamdiguner@hotmail.com

İNANDIĞI HALDE MÜŞRİK OLMAK VEYA ŞİRK YAPTIĞI HALDE KENDİNİ MÜMİN SANMAK

Bazı insanlar İslam’dan çıkmış oldukları halde kendilerini hala Müslüman sanırlar. Bilgisizlik yüzünden olur bu tezat (çelişki). Bazen de sözlü ifadeleriyle şirke düştükleri halde kendilerini iman sahibi sananlar vardır. Kafir olmaktan, müminler sınıfından ayrılmaktan korkarlar ama bu korktukları durumun içinde olduklarını bilmezler. İşte bu gibilerini uyarıp şirkten (müşriklikten), küfürden (kafirlikten) kurtarmak veya korumak bu inceliği bilenlerin görevidir. Bu yazımızda hemcinslerimize tehlikeli o durumu aydınlatmak istiyoruz.

Yüce kitabımızın Yusuf suresi 105 ve 106. Ayetlerinde Yüce Rabbimiz şöyle uyarmaktadır: “Yer ve göklerde nice alametler (ders alınacak eserler) vardır ki (insanlar) onların üzerinden, yanından geçerler de ders almaktan yüz çevirirler. Bunların çoğu ancak müşrik oldukları halde Allah’a inanırlar” yani insanların bir kısmı Allah’a inandıkları halde bir veya birkaç noktada şirke düşerler. Bu nasıl olur?

Bu gibiler kelime-i şehadet getirir (Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed (sas) de onun Allah’ın elçisidir) der, hatta namaz kılar ve oruç tutar ama Allah’ın kurallarına ters kurallara ve Peygamberin öğretilerine aykırı öğretilere de ses çıkarmaz ve onlara normal gözüyle bakarlar. Özellikle laik devletlerin İslam’a aykırı olarak uyguladığı kurallara boyun büker, kanuni yollardan olsun itiraz etmeyi aklından bile geçirmezler. Halkın İslam’a aykırı bir şekilde tertip ettikleri eğlence ve müsabakaları gönül rahatlığı ile seyreder.

Bu konuda o kadar ileri gidenler vardır ki alkollü sıvıların serbestçe satılmasına, kız-oğlan arkadaşlığı adı altında flört yapılmasına hatta zinanın serbest edilmesine devlet politikası diyerek normal gözüyle bakarlar. Sanki İnsanların kurduğu devletin İlahi kurallara uymak mecburiyeti yokmuş anlayışıyla hareket eder.

Halbuki müslüman kim yaparsa yapsın İslam’a aykırı tüm adetleri engellemekle yükümlüdür. Kur’an-ı kerim Tevbe suresi 71.ayet-i kerimede müminler (inananlar) şöyle tarif edilmektedir: İnanan erkek ve tadınlar birbirinin velileri (işçevirenleri) dirler, iyiliği emreder kötülüğü nehyeder (engeller) ler, namazı kılar, zekatı verir, Allah’a ve onun Peygamberine itaat ederler; işte Allah onlara rahmet edecek (nimet verecek)tir; Allah aziz ve hakimdir”. Ayrıca herkesin bildiği çok meşhur bir hadis-i şeriflerinde Peygamber efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Sizden biriniz bir münkeri (dinin kabul etmediği şeyi) görürse onu eliyle değiştirsin, eliyle değiştiremiyorsa diliyle değiştirsin, buna da gücü yetmezse kalbiyle değiştirsin (yani boykot etsin, öyleleriyle ilişkiyi kessin).

Başta meallerini verdiğimiz Yusuf suresindeki ayetlerin hemen arkasından gelen 107.ayet-i kerimede “(Yoksa onlar (bir taraftan iman edip öbür taraftan şirke düşenler) şuur etmedikleri halde Allah’ın azabından bir kaplayıcı veya kıyametin aniden gelmesinden emin mi oldular ?“ uyarısı yapılmaktadır. Yani hem kendisini mümin ve Müslüman sayıp hem de Allah’ın kurallarına ters konulmuş kuralları benimseyerek şirke düşenler şiddetle uyarılmaktadır.

Enam suresi 82.ayetinde “iman eden ve imanlarına zulum karıştırmayanlar var ya işte emniyet (yani kaplayıcı bir azabın gelmesinden güvencede olmak onlar içindir ve onlar doğru yoldadır” müjdesi verilmektedir. İmanlarına zulüm karıştıran, yani şirke düşenler bu müjdenin muhatabı olamazlar. Çünkü Peygamberimiz şirkin en büyük zulüm yani haksızlık, haddi aşmak olduğunu bildirmiştir.

Öyleyse… geliniz ey Müslümanlar şirke düşmeden yaşayalım, dinimizin kabul etmediği şeyleri hep beraber kanuni yoldan engelleyelim ve Allah’ın görünür görünmez belalarına düşmekten korunalım


commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu