Düzce Parantez Köşe Yazarları
Hamdi GÜNER
Hamdi GÜNER

mhamdiguner@hotmail.com

K A Ç I R I L A N B A Y R A M

İnsanlar bazen bazı şeyleri kaçırır. Bilet aldığı otobüsü, treni kaçıranlar olduğu gibi kurduğu telefonun alarmını dahi kaçıranlar olur. O takdirde telefon ekranında “kaçırılan alarm” notu görülür. Bazen sınavlar kaçırılır ki ben de Marmara İlahiyat Fakültesine gireceğim zaman hazırlık sınıfını atlayıp doğrudan doğruya birinci sınıftan başlayabilmek için seviye sınavının Arapça bölümünü kaçırmış ve Kur’an-ı Kerim sınavından 100 puan aldığım halde birinci sınıfa kaydımı yaptıramamış fazladan bir yıl okumak zorunda kalmıştım. Fakat ona çok fazla üzülmemiştim; çünkü Hazırlık sınıfından Pratik Arapça da okutuluyordu Bu nedenle faydalı olmuştu. Ayrıca benim Özel Medrese tahsilim olduğu için Hazırlık sınıfındaki arkadaşlara çok faydam dokunmuş, Hocamız Bedrettin Çetiner zaman zaman sınıfı bana bırakmış ve ben genç arkadaşlarıma ders okutmuştum. O zaman 45 yaşındaydım.

Evet o kaçırmaya pek üzülmemiştim ama 1441 Ramazan Bayramını kaçırmak çok gücüme gitti; çünkü ne çocuklarımla (yumurta dağıtan biri hariç) ve ne de torunlarımla bayramlaşamadım. Onlara özellikle torunlarıma bayram nasihati yapamadım. Ama suç benim değildi. Coronavirüs nedeniyle Bayramda sokağa çıkmak yasak edilmişti. Halbuki vatandaşlarımız iki aydan beri mesafeli olmayı ve izolasyonu iyice öğrenmiş ve benimsemiş idiler. Bence bu yasak yanlış olmuştur, hatta bayram arafesinde 65 yaş üstü vatandaşlarımıza saat 14-20 arasında sokağa çıkma izni verilmesi,  fakat hiçbir kimsenin evine girilmeme talimatı ve dükkanların tamamen kapalı olması da yanlış olmuştur.

Çünkü dükkanlar seçme insan demek olan ihtiyarlarımız sokağa çıkmışken bazı alışverişleri yapar, bayramda veya şimdi olduğu gibi bayram sonrası alışverişleri yoğun olmazdı. Türkiye’mizin vatandaşları iki ayda Covid-19 vesilesiyle mesafeli olmayı ve kendilerini izole etmeyi öğrenmişlerdi. Cumartesi günü bazı yakınlarını ziyaret edebilselerdi bayramda veya şu anda yaşadığımız gibi ziyaretler daha seyrek olurdu. Eğer vatandaşlarımız bunu beceremez diye düşünülmüş ise bu ülkemiz vatandaşlarına hiç güvenmemek olur ki bunu hiçbir vatandaşımız kabullenemez. Yılda sadece iki bayramı olan Müslümanlar bu Ramazan bayramında birbirini mesafeli de olsa ziyaret edebilmiş olmalıydılar. 

Bu iki bayram o kadar önemlidir ki Peygamberimiz (sas) bekar kız ve cariyelerin bile bayram namazına çıkmasını emrettiği hadis-i şeriflerde geçmektedir. O kadar ki Peygamber efendimiz bayram hutbesini irad ettikten sonra minberden iner erkekleri oturtup aralarından geçerek kadınlar bölümüne gider ve kadınlardan kendisine bile iyi işlerde itaat edecekleri hususunda söz aldığı Mümtehıne süresinin 12.ayetini okur ve siz bu ayete göre yaşayacaksınız dermiş. Bir defasında kadınların içinden seçilemeyen biri “evet ya nebiyyellah” diye cevap verince Peygamberimiz “haydi tasadduk edin” buyurmuş ve Hz. Bilal (ra) in yaydığı giysisi üzerine yüzüklerini, mızrak uçlarını bırakmışlar. (Müslim iki bayram namazı Hadis No. 884)

Aynı kitabın 890 numaralı hadisinde kadınların da diğer insanlarla beraber tekbir getirdikleri bildirilmektedir. Günümüzde kadınlar Cuma namazlarına gelmedikleri gibi bayram namazlarına da gelmiyorlar. Zaten bundan muaftırlar. Bu bakımdan Bayram namazı da Cuma namazı gibi mesafeli ve maskeli bir şekilde kılınmalıydı. En azından eskiden olduğu gibi meydanlarda veya cami avlularına taşmak suretiyle kılınabilirdi.  

Dini bayramlarımız namaz ile başlar ve namazdan alınan mesajlara uygun olarak yapılır. Namazların tek rekatinda bile Kur’an-ı kerimin tüm mesajları alınmaktadır; çünkü her rekatta Kur’anın ilk suresi “fatiha” ve sonundan bir sure okunmaktadır ki bunun mesajı bunların arasında geçen tüm sureleri okumuş sayılmaktır. Bu nedenle Müslümanlar bayramda İslam’a ve kitabımıza uygun düşen talimatlara daha titiz bir şekilde uyarlar.

Ama bu kadar emniyetli bir bayramı kutlayamadık ve kaçırdık. İnşaellah Kurban bayramını kaçırmayız. Bayram yapmış gibi kaynaşma dileğiyle.                                                                             

M. Hamdi GÜNER/Emekli Müftü


commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu