Düzce Parantez Köşe Yazarları
Hamdi GÜNER
Hamdi GÜNER

mhamdiguner@hotmail.com

LOKANTALARDA GÖZE BATAN İSRAF DAVRANIŞLARI

Müslüman nerede olursa olsun orayı kendi evi gibi korumak zorundadır. Oturduğumuz bir yer bize bir emanet olduğu gibi yemek yediğimiz, yahut yiyeceğimiz bir lokanta da geçici da olsa bize emanettir. Emanete hiyanet edilmez.

Ama ne hazindir (üzücüdür) ki parklar ve pikniklerde gördüğümüz manzaralar oraların emanet anlayışıyla kullanılmadığını göstermektedir. Lokantaların da emanet ruhuyla faydalanılmadığı gözden kaçmamaktadır.

Özellikle lokanta lavobaların hoyratça kullanıldığını görüyoruz. Yemek öncesi ellerin yıkanması bir sevap getiren bir sünnet olduğu halde yemek sonrası yıkanması iki sevap getiren bir sünnettir. Ama bu sünnetler yapılırken çok israf yapıldığını görmekteyiz.

Lavobalardaki havlu kağıtlar tam olarak kullanılmadan çöpe atılmaktadır. Bu günahtır; yani iki sevap işleyip hemen arkasından günah işlemek ne gariptir değil mi? Yoksa bu insanlar sünnetle israfı ayırt edemiyorlar mı?

Hal bu ki, lavobada eller yıkandıktan sonra onları silmek için kullandığımız kağıtlar elimizin içi ve dışında rule, hatta top yapılıncaya kadar yuvarlatılırsa bir veya iki havlu kağıt ile eller kurulanmış olur. Ama hemen hemen tüm lokanta lavobalarında üstü açık çöp bidoncuklarına atılan kağıt havluların çok az kullanıldıklarını ve kağıt görünümünde kaldıklarını görüyoruz. Acil durumdayım diyerek böyle yapmanın bir mantığı da yoktur. Çünkü kağıt havlular rule yapılmadan atılınca ikinci, hatta üçüncü birini almak zorunda kalınıyor. Rule veya top haline getirilene keder el üzerinde yuvarlatılınca ikinci birini almaya gerek kalmaz ve zaman bakımından bir uzama söz konusu da olmaz.

Kutsal kitabımızın Sebe’ suresi 13. ayetinde “Benim kullarımdan çok azı şekürdür.” Yani hakkıyla şükredendir. Uyarısı yapılıyor. Her halde lokanta lavobaları gibi yerlerde şükrün hakkını vermeyenlerin yüzünden böyle yakınıyor Yüce yaratan.

Şükür takdir etmek anlamına gelmektedir. Takdir ise ölçülü yapmak demektir. Lavobadaki kağıt havlıların sonuna kadar değerlendirmesi hakkıyla şükretmek olacaktır. Bu da fazla bir mesaiyi gerektirmiyor.

Bu meyanda (bağlamda) Yemek tabaklarının diplerinin sünnetlenmesini de hatırlatmak gerekir. Bilindiği gibi Peygamber efendimiz sahanların diplerinin sıyırılmasını, yenilenlerin kalıntılarının bırakılmamasını emir buyurmuşlardır. O nedenle tabakların diplerinde hiçbir şey bırakılmadan yenilmesi sünnettir.

Günümüzde bunun yapılması daha kolaydır. Ekmeklerimiz sünger gibidir. Onların bir parçasıyla hiçbir şey kalmayacak şekilde tabaların dipleri silinip yenilebilir. Bu sünnet hem tabakların daha az bir su ile yıkanmasını sağlar ve hem de çevre kirlenmesini azaltır.

Bilindiği üzere arıtma tesisleri mutfak çanaklıklarından gelen bulaşıkları da temizlemek için kurulmuştur. Tabakların dibinde hiçbir şey bırakmadan yiyenler belediyelerimizin arındırma yükünü de hafifletmiş olurlar.

Okurlarımın mazür göreceği kanaatiyle  önemli bir ihmalden daha bahsetmek istiyorum. O da WC’lerde israfsız kurulanma kuralına riayet edilmediğidir. Oralarda da kurulanma kağıtlarının sonuna kadar kullanılmadığı görülmektedir. Bir-iki küpür ile kurulanmak mümkün olduğu halde  birçok küpür kullanıldığı ortada. Halbuki oralarda kullanılan silindir şeklindeki kurulanma kağıt kümesi sonunda ortaya çıkan silindirik mukavva bile kurulanmada rahat bir şekilde kullanılabilir. Bence bu mukavvanın bir kez olsun kullanılmadan atılması israftır.   

Sevgili vatandaşlarım! Gelin kurulanmada israftan kaçalım ve gereksiz yere çevreyi kirletmeyelim.

                                                                                                                                                M. Hamdi GÜNER/Emekli Müftü


commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu