Düzce Parantez Köşe Yazarları
Hamdi GÜNER
Hamdi GÜNER

mhamdiguner@hotmail.com

SAĞLIK OCAKLMARI TARIM SAĞLIĞINA DOKUNMASIN

Ülkemizin insanı sağlıklı olması için hastahaneler  inşasından ayrı olarak sağlık ocakları, hatta sağlık evleri inşa ettik ve yine de ediyoruz, edeceğiz, etmemiz de gerekir. Ancak bu yapıları yaparken de arazi sağlığını gözardı edemeyiz, etmemeliyiz.

İnsanlarımız sağlıklı olabilmesi için sağlıklı beslenmek zorundadır. Bu arada yeteri kadar tarım ürünlerinden, özellikle sebzelerden yiyip beslenmelidirler. Bu nedenle de tarım ürünlerinin yetişeceği arazileri olur olmaz işlerde kullanarak tarım yapılamaz hale getirmemeliyiz. Mümkün olduğu kadar Hastahanelerimizi tarıma elverişli olmayan yerlerde yapmalı, mümbit (verimli) arazileri kapatmamalıyız.

Sağlık Ocakları köylerde, kasaba ve şehirlerde kolayca ulaşılabilecek yerlerde yapılmaktadır ve bunda zaruret vardır. Ama bu binaların birçok yerde tek katlı olarak yapıldığını görüyoruz. Yüzlerce, hatta binlerce yapılan bu ocaklar birer katlı yapılınca çok yer işgal ediyor. Halbuki bunlar iki, hatta üç katlı olarak yapılıp ikinci ve üçüncü katları orada çalışacak sağlık memurları, hatta doktorları için löcman olarak tahsis edilirse Sağlık memurları, hatta doktorlar ayrı binalara muhtaç olmaz böylece ayrıca yüzlerce ve binlerce ev, yahut daire yapma ihtiyacı olmaz ve binlerce dönüm arazi tarıma bırakılabilir.

 

Sağlık ocaklarını birer kat yapınca vatandaş daha fazla bina yaparak arazileri işgal edecektir ki bu sağlık ocaklarının sebep olduğu bir israf olduğu açıktır. Kur’an-ı Kerimin 4 yerinde İsraf yerilmekte ve yasaklanmaktadır. En’am suresi 141.ayetinde Yüce Rabbimiz hurma ve ziraatin çeşitlerini yarattığını bildirdikten sonra zeytin ve nar’ı da yarattığını ifadeyle: bunlar meyvelerini verince onlardan yeyin ve hasad günü (biçim zamanı) hakkını (öşrünü) verin, fakat israf etmeyin” emrini veriyor ve kendisini kast ederek “O israf edenleri sevmez” uyarısında bulunuyor ki biz buradan “arazilerinizi de israf etmeyin, yoksa sizi sevmem” anlamını da çıkarmalıyız.

 

Araf suresi 31.ayetinde de: “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz, O israf edenleri sevmez” emir ve uyarısında bulunuyor ki biz bu emir ve uyarının “Arazilerinizi İsraf etmeyin” manasına da geldiğini anlamakta zorlanmayız.

 

İsra Suresi 26 ve 27.ayet-i kerimelerinde yine Rabbimiz: Akrabaya, yoksula ve yol oğluna hakkını verin, saçıp savurmayın. Saçıp savuranlar  şeytanların kardeşleridir; Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür” emir ve uyarılarında bulunuyor ki bu ayetleri “Arazilerinizi hoyratça kullanmayın, tarım yapabileceğiniz arazileri mecbur kalmadıkça binalarla kapatmayın” şeklinde de anlayabiliriz. 

 

Şuara suresi 150,151 ve 152 ayetlerinde Yüce Rabbimiz Semüd kavmini irşad ve ıslah etmekle görevlendirdiği Salih Peygamberin kendi kavmine: “Allah’a sığının ve bana itaat edin israf edenlerin emrine itaat etmeyin ki onlar yer yüzünde fesat çıkarır ıslah etmezler” dediğini aktarmaktadır ki biz buradan da “düşünmeden inşaat yaparak tarım arazilerini işgal etmek suretiyle yerde fesat çıkarmayın” anlamını çıkarabiliriz.

 

Son yıllarda köylerde yapılmış sağlık evlerinin atıl bırakıldığını görüyoruz. Halbuki bu evler köylüye moral veriyordu. Orada görevlendirilecek sağlık memurları, ebeler, hemşireler en azından tansiyon kontrolü yaparak köylülere hizmet verebilir. Bu evlerin yeniden canlandırılması çok iyi olacağı kanaatindeyim. Pek tabii olarak da bu evlerde çalışanların da köyde başka bir evde kiracı olmaması için sağlık evlerinin de iki katlı yapılması gerekir. Bunu da tüm ilgililerin dikkatlerine sunuyorum

                                                                                                                                  M. Hamdi GÜNER/Emekli Müftü


commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu