Düzce Parantez Köşe Yazarları
Hamdi GÜNER
Hamdi GÜNER

mhamdiguner@hotmail.com

NİÇİN KÖTÜLÜKLERİN ÖNÜNE GEÇEMİYORUZ

Az-çok düşünebilene her vatandaş ülkemizin durumunu beğenmiyor. Hiçbir sahada istenilen veya beklenen huzura kavuşamadığımızı kimisi diliyle, kimileri de lisan-ı haliyle (durum diliyle) ifade etmektedirler.

Gerçekten ictimai (toplumsal) hayatta neşeli bir ortam pek görülmüyor. Birçok vatandaşı şurada burada düşünür vazıyette görüyoruz. İnsanların birbiriyle ciddi bir şekilde ülfet ve muhabbet kurduklarına şahit olamıyoruz.

Tarımda ülkemizin birçok yöresinden şikayetler geliyor. Bir tarım ülkesi olmamıza rağmen dışardan birçok tarım ürünü idhal ediyoruz.

Sanayide bazı ilerlemeler görülüyorsa da tatmin edici bir merhalenin çok aşağısında. Hala ithal edilen sanayi ürünlerine yüklü dövizler ödendiğini üzülerek yazılı basından okuyor, görselinden de izliyoruz.

Eğitim konusunda çok gerilerde kaldığımızı şuradan anlıyoruz ki vatandaşlarımız kitap, gazete okumuyor. Okur gibi görünenler de daha çok resimlere bakıyor. Kütüphanelerde bir canlılık görülmüyor. Bir sınavda 500 bin civarında öğrenci sıfır çekmiştir. Sebe’ suresi 49. Ayetini tefsir ederken Bayraklı hoca “Bir eğitim sistemi yeni şeyler ortaya koyamıyorsa o batıldır. Bir yalan veya yararsız faaliyetten ibarettir. Çünkü batıl hiçbir şeyi ortaya koyamaz” diyor.

 Bunun başlıca nedeni hakkı ikame etmeyişimizdir. Evet edemeyişimiz değil etmeyişimizdir. Çünkü mukaddes kitabımızın İsra suresi 81. Ayet-i kerimesinde. “Hak gelir batıl gider, batıl gidicidir” müjdesi vardır. İstersek hakkı tekrar hakim kılabiliriz.

Anılan ayet “Hak geldi, batıl gitti” şeklinde tercüme edilebilir. Ama bu Peygamberimizin Mekke’yi fethettiği zaman Kabe’nin etrafındaki putları yıkarken gerçekten öyleydi. Ama şimdi…

Şimdi ülkemizde birçok olumsuzluklar varken Bu ayeti ilm-i maaniye göre “bazan mazı (dılı geçmiş) filler muzarı (gelecek zaman) fiili gibi manalandırılır. Öyleyse gerek bu ayeti ve gerekse Sebe’ suresi 49.ayetini meallendirirken “Hak gelir batıl gider” diyeceğiz.

Evet… ümitsizliğe düşmeyelim. Biz hakkı getirebilirsek batıl (boş) ve zararlı şeyler onun karşısında tutunamaz. Tutunmak şöyle dursun bir şey de ortaya koyamaz. Ama biz hakkı nasıl getireceğiz?

Soruyorum size “Yıllardan beri ölülerimizin arkasından ‘Yasin-Tebare’ okuttuk ve dinledik ama açıklamasını yaptırmadık. Aksine açıklama yapmak isteyenlere engel bile olduk. Halbuki Yasin ve Tebareke’de birçok biyolojik, astronomik, hatta fiziksel olaylara temas ediliyor ve dinleyenler araştırmaya teşvik ediliyor. Ramazan’da hatimler yapılıyor, ama açıklamaları yapılmıyor ve dinleyenler Kur’an’daki emir ve yasakları fen ve tekniğe teşvik eden ifadeleri öğrenemiyor.

Ben daha Kur’an Kursu öğretmeni iken Adapazarı Bahçelievler’de Ahlak ve Kültür Derneği lokalinde Kur’an-ı kerimin tefsirini yaparken bir vatandaşımızın “Vay bee Kur’an-ı kerimde neler varmış” dediğini hiç unutmuyorum. Müftülük yaptığım Göynük’te cemaatten birinin aynı hayranlığı ifade etmesi de aklımdan çıkmıyor. Son görev yerim Tekirdağ/Malkara’da ise cemaatten birçoklarının “Biz Kur’an-ı kerimin bir hayat kitabı olduğunu şimdi öğrendik” demeleri de çok manidardı.

Enbiya suresinin 16, 17 ve 18.ayetlerinde Yüce Rabbimiz: “Biz gök ve yeri ve bunların arasındakileri oynayarak yaratmadık. Biz eğlence dileseydik, yapacak olsaydık onu kendi yanımızda edinirdik. Aksine biz hakkı batılın üzerine atar (getirir) onu darmadağın ederiz, o da hemen gider; bizi ne sanıyorsunuz? Vay sizin halinize!” Uyarılarında bulunuyor.

İyi bilinmelidir ki Allah hakkı batılını üzerine hakim kılmayı bizim elimizle yapmak istiyor. Tevbe suresinin 14.cü ayetinde: “Onlarla savaşın Allah onlara sizin elinizle azab etsin” buyuruyor.

Gelin ey Müslümanlar Kur’an-ı kerimi anlayarak okuyalım ki bilgi dağarcığımız hak bilgilerle dolsun ve onları batıl bilgilerin karşısına sürelim, meydanı onlara bırakmayalım. Sebe’ suresinda 49.sorada geçen “ Söyle ya Muhammet (veya ey Müslmüman) hak gelirse batıl yeni bir şey ortaya koyamayacağı gibi eski haliyle de geri dönemez” ayet mealini unutmayalım.  

                                                                                                                                M. Hamdi GÜNER/Emekli Müftü

 


commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu