Düzce Parantez Köşe Yazarları
Muharrem Yılmaz
Muharrem Yılmaz

Düzcespor ve TSO üzerine birkaç söz

Her sene aynı tantana. Biri çıkıyor Düzcespor’a başkan oluyor. İlk açıklaması “Düzcespor’u hak ettiği yere getireceğiz, şampiyon olacağız, borçları ödeyeceğiz. Alt yapıya önem vereceğiz. Gençlerimizin önünü açacağız”. Sonra, hop bütün Düzceliler “Yaşa başkan, büyüksün başkan, şampiyon yap bizi başkan. Sen nerelerdeydin bunca zamandır. Bundan iyisi yok. Yaparsa bu yapar” .

Bu sohbetler yıllardır aynı şekilde devam ediyor. Gelene ağam, gidene paşam muhabbeti sıktı artık. Sezon başı neredeyse “Milli kahraman, ulusal muhafız” ilan edilen başkan, sezon sonu görevi bırakırken “Düzcespor’un şu kadar borcunu ödedim. Şunları yaptım. Şu kadar bağışta bulundum” diyerek görevi bırakır. Bu defa bizim koro “Adama helal olsun, bunun yaptığını kimse yapmaz” der.

Kimsede sorgulamaz. Yahu bu adam “Düzcespor’a ne yaptı. Alt yapıdan kaç oyuncu yetiştirdi. Ne kadar borç ödedi, Düzcespor’a bağışladığını iddia ettiği paraya neden temlik koydurdu” demezler.

3-5 kişinin tekeline alınmıştır Düzcespor. “Buyurun başkan olun” deseniz “yok yahu daha düşünmüyorum, zamanı değil” derler. Sanki adamlara evlilik teklif edildi.

Siyasiler, Düzcespor 2 maç kazanınca “Tüm gücümüzle Düzcespor’un yanındayız. Ne gerekiyorsa yapacağız” demekten bir adım öteye gidemezler. Stat yapılacak 3 seneden beri ama daha kazma bile vurulmadı. Bırakın ihaleyi, şirketi, projeyi. Vatandaşın eline kazma kürek verseniz temeli şimdiye 10 kere kazılmış, betonu dökülmüştü. 

İş adamlarına gelince, kamera görmesinler hemen “Düzcespor’a yardım etmek bizim görevimiz. Ne gerekiyorsa yapacağız” dedikleri zaman İnsanın şöyle okkalı bir şekilde “Hadilen ordan” diyesi geliyor içinden. Bu zamana kadar ne yapmışlar da bundan sonra yapacaklar. Belli üç beş kişi karınca kararınca ellerinden geleni yapıyorlar, onların dışında kalanlar “Açık açık yalan konuşuyorlar”

Düzcespor başkanını seçmek için kongre yapıyor. Divan kurulu dahi oluşturulamıyor arkadaş. Bu mu Düzcespor’a verilen destek! Allah düşmanımızı sizin elinize düşürmesin (Amin) Yahu divan kurulu oluşturulmadan kongre mi yapılır? İmza toplayan yok imza. Kongre var diye gelenler nereye imza atacak! Neden bir yetkili çıkıpta “Toplanan imzalara göre yeterli sayıya ulaşılamadığı için kongre şu tarihte yapılmak üzere ertelenmiştir” diye açıklama yapmıyor. Beceriksizsiniz, yapamıyorsunuz. İlla birileri sizi arkanızdan dürtecek.

Ama bakan çıkıp o kongreye gelse fotoğraf karesinde yer almak için o salonu tıklım tıklım doldurursunuz. Birbirinizin üstüne çıkarsınız “Sayın bakanım bizde şu yardımı yapacağız, arkadaşlara desteğimiz sınırsız”  diyebilmek için. Yalancısınız, sahtekarsınız, kendinizi düşünmekten başka yaptığınız bir şey yok.

Ben Bakan Özlü’nün yerinde olsam, “Kongreye geleceğim” diye haber gönderirim. Bakın o salon nasıl doluyor.

Yakışmadı ne Düzcespor’a ne de Düzceliye. Şimdi sorsak adamlara diyecekler ki “Zaten ilk kongrede seçilmeyeceği belliydi ondan gitmedik”. Onlara da “Arkadaş düğünden sonra gerdeğe gireceğin belli neden ilk gece olsun diye uğraşıyorsun” demeyi isterdim ama hepsi büyüğüm demeyeyim.

Koca koca adamlar birini seçemiyor da siyasiler ya da başkan kimi işaret edecek diye bekliyorlar. Ahh o parmak yanlışlıkla yoldan geçen bir … işaret etse “Başkan dediyse vardır bir bildiği” diyeceklerde Düzcespor’a başkan yapacaklar. Yazık çok yazık.

“Çok ağır yazı oldu” diye eleştirenler olabilir. Haklarıdır. Saygı duyarım ama sokakta konuşulanlar bunlar.

O kongre salonunda ki boş koltuklar özetliyor her şeyi. O boş koltuklar, bunlardan daha doludur emin olun!

Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri üzerine

Gelelim TSO seçimlerine. Düzcespor konusunda ağızlarını bıçak açmayan bizim yerel burjuvaların tek hedefi TSO seçimleri. Yok, bilmem kaç meslek grubu, komite başkanı, meclis adayı, TSO başkanı adayı falan filan.

Çoğunun derdi TSO ya da Düzce için faydalı bir şeyler yapmak değil. Kaymak yemek, yedirmek ya da kendi reklamlarını yapmak. İsimlerini duyurmak. “Ben buradayım” demek. Birkaç kare fotoğraf çektirmek, haberlere çıkmak.

Hepsini askeri nizamda hizaya çekip sorsanız “Bu zamana kadar Düzce’ye nasıl bir faydan oldu” diye sabaha kadar anlatırlar ama bir şey anlamazsınız. Çok değil birkaç sene önce şu anki yönetim seçilirken de aynı tantanalar oldu. Geldiler, gidiyorlar. Ne yaptılar, kocaman bir hiç Sorsanız neden böyle oldu koca koca adamlar birbirlerini suçlayacaklar. Biri de çıkıpta “Ben şu hatayı yaptım, yapmamam gerekiyordu” demez.

Acayip adamlar bu burjuvalar. Bir bakıyorsun bilmem ne lokantasında arkadaşının hakkında demediği kalmıyor sonra gidiyor “Şu hayatta bir sana güveniyorum” diyor. Ellerinde kazma kürek birbirlerinin kuyularını kazıyorlar. Hepsi çıkar ilişkisi. Çıkarlar çatıştığı anda düşmanlar. Çıkar devam ettiği sürece dostlar. Gece yattığı adamı sabah tanımazlar.

Milletle merakla bekliyor acaba TSO başkanı kim olacak. Hiç beklemeyin boşuna. Kim olursa olsun değişen bir şey olmayacak. 3-5 ay güllük gülistanlık sonra başlarlar tartışmaya.

İyisi mi siz çekirdekleri alın, çayı demleyin mahallede ne olmuş dedikodusu yapın.

Atlı zabıta

Düzce Belediye Başkanı Dursun Ay, Düzce’ye atlı zabıta getireceğini söylemişti. Sahi ne oldu bizim atlı zabıtalar. Başkanım atlı zabıta da problem varsa zabıta kalsın ama sen bu atları getir de bu iyi insanlar o güzel atlara binip gitsinler buralardan.

Vesselam.


commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu