Düzce Parantez Köşe Yazarları
Özlem AKŞİT KUŞCAN
Özlem AKŞİT KUŞCAN

NEDEN BEN UTANIYORUM?

Utanıyorum….Her tekne batışında insanların pisi pisine ölümlerinden, çaresizlikliten kendilerini zar zor üç kuruşu biraraya getirerek daha umutlu huzurlu bir dünya kurabilmek için sınır ötesine süren zavallı insanlarınbu zor durumlarını acımasızca kullanan ve onların ölüme gitmelerine neden olan vicdansız ihmallerin sahiplerinin vicdanından utanıyorum…..

Her yıl Bodrum gibi kıyılarımızdan tekneyle,sınır kapılarımızdan  kamyonlar içinde aşırı yüklemeyle havasızlıktan ya da boğularak öldüren zavallı göçmenlerin üç kuruş parasını söğüşleyerek yolunu bulma sevdalısıbizim  insan kaçakçısı  ahlaksız insanlarımızın karanlık ruhundan ve bu işlerin yapıldığı  umut mezarlığı kıyılarımızdan utanıyorum…

Bu yıl da Bodrum kıyılarından ayrılan aşırı yüklü teknede üçyüz mülteci yirmi kişilik  bir bota istiflendi ve  dördü bebek,altısı oğlan çocuğu , beşi kız çocuk en az  otuz dört  göçmen öldü…Yaz boyunca 2 bin 500 göçmen denizde hayatını kaybetmiş durumda.

Üç çocuğuyla bir seneden fazla zamandır İstanbul’da, Sultançiftliği’nde oturmuş.,Bir tekstil atölyesinde 700 liraya çalışmış. , bodrum katı. “Hep rutubet” dediği eve.500 lira kira veren.Türkiye’den ayrılma isteğini, “Burada okul yok. Hastaneler bir süre çok iyi baktı.

Ama artık bakmıyorlar. İnsan bir kez ölür, biz günde 100 kere ölüyoruz. Bıktık halimizden “diyen ,çocuklarının eğitim alamamasını birkaç kez  göz yaşları içinde tekrarlayarak “Bak çocuklarım görüyor Türklerin çocuklarını, anne bak okula gidiyorlar, anne bak bisiklete biniyorlar, diye gösteriyorlar. Hem bizi çok sevmiyor Türklerin bir kısmı. Başımıza bela geldiniz diyorlar. Biz insanız” diyen  göçmen annenin umutsuz gözyaşlarından utanıyorum…

Bugüne kadar  Edirne’ye gelen 4 bin kişiyi geri gönderdiklerini, bu kişilerin kamplara gitmesi gerektiğini söyleyen gitmemeleri halinde ise “Bekleyeceğiz, daha da olmazsa zor kullanacağız. Karşı koyarlarsa biz de zor kullanıp, arabalara koyup göndereceğiz” diyen validen utanıyorum…

Macaristan'da kucağında oğlu ile polisten kaçmaya çalışan göçmen babayı,çelme atarak yere düşüren ve darp eden kadın kameramanın koruma, kollama ,sahiplenme sembolükadınlığından, anaçlığından utanıyorum…

Kaderleri bu dünyada küçücük umutlara sıkışıp kalmış  biz  gibi biz  kadar rahat yaşayamayan  , sebebi olmadıkları ve sebebini asla bilemedikleri bir savaşla düzenleri bozularak  kamplardan sefaletten , sığınmakla  sığınamamak arasında korkunç bir adaletsizliğin karanlığında ordan oraya sürüklenmeyi bu insanların alnına  yazan  bu kadersizlikten ve iğrenç , bir parça insanlıktan yoksun  dünya sisteminden utanıyorum… 
            
Neden ben utanıyorum diye düşünüyorum bir an… aklıma Aziz Nesin  üstadın dizeleri geliyor;

öyle bir ağlasam
öyle bir ağlasam çocuklar
size hiç gözyaşı kalmasa.
 
öyle bir aç kalsam
öyle bir aç kalsam çocuklar
size hiç açlık kalmasa.
 
öyle bir ölsem
öyle bir ölsem çocuklar
size hiç ölüm kalmasa.
          
Ben utanıyorum…çünkü ben utanırsam, biz utanırsak belki güçlü yükselen bir sesimiz olur…insanlık utanırsa  belki insan olma bilinci etrafında birleşiriz diye  bir umut için…
 

commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu