Şehit annesi oğlunu anlattı

Erzincan’ın İliç ilçesinde görev yapan ve operasyona giderken kamyonetin devrilmesi sonucu şehit olan Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbaba’nın annesi Ayfer Kaplanbaba oğlunu anlattı.

“Şehit annesi olmak herkese nasip olmaz"

Anne Kaplanbaba oğlunun ilk maaşıyla aldığı arabaya binemediği ve satıp Afrika’da su kuyusu açtırdıklarını söyledi.

Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbaba 24 Ekim 2018 tarihinde Erzincan’ın İliç ilçesinden göreve gitmek için bindiği kamyonetin devrilmesi ile şehit oldu. Aradan geçen 4 yıl içerisinde özellikle annesi Ayfer Kaplanbaba oğlunun halen özlemeye devam ederken, içerisinde oğlunun şehit olduğu gün üzerinde olan kıyafetleri, saatleri ve diğer kişisel eşyalarının yer aldığı bir şehit köşesi oluşturdu.

‘ÖZEL HAREKAT POLİSİ OLMAK İSTİYORDU’

 Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbaba’nın özel harekat polisi olmak istediğini ancak sınavlarda başarısız olduğunu söyleyen anne Ayfer Kaplanbaba “Furkan 1993 doğumluydu. 2 yıllık elektrik, elektronik bölümünden mezun oldu. Daha sonra özel harekat polisi olmak istedi. Denedi, olmadı. Askere gitti. Ölürsen şehitsin, kalırsan devletin şerefli üniformasını taşıyacaksın dedi” dedi.   

“ÇOK FEDAKAR BİR ÇOCUKTU”

Şehit Furkan’ın güler yüzlü ve fedakar bir kişi olduğunu söyleyen Anne Kaplanbaba “Furkan herkes tarafından sevilen bir çocuktu. Sessiz, sakin ve güler yüzlüydü. Bir kere bize karşı yüksek sesini duymadım. Babası kendisine bağırsa bile asla sesini yükseltmezdi. Hep fedakardı. Babasıyla çalıştı. Babası pazarcıydı. Babasıyla pazarlara gitti. Hem okudu hem çalıştı. Gezmeyi ve arabaları çok seviyordu ama elinde 3-5 kuruşu olsun hemen eve bir şeyler alalım, kardeşleri için harcardı. Çok fedakardı” ifadelerini kullandı.

 ŞEHİT OLACAĞINI HİSSETMİŞ

Oğlunun göreve gitmeden önce yaptığı paylaşımlardan şehit olacağını hissettiğini söyleyen anne Kaplanbaba “Şehit olacağı gün direk bir şey söylemedi ama paylaşımları sanki şehit olacağını bildiğini işaret ediyordu. Bir müzik paylaşmış, alın yazımıza vatan, bayrak ve şehitlik yazılmış diye. Yanına da göreve giderken bir bayrağı çekip koymuştu. Ama teyzesine söylemiş. Ben bir yola gidiyorum. Bu yolda şahadet şerbeti içmek var. Tek dileğim annemlere bir ev almak. Bende hissettim. Hatta elinin kınası hala duruyor. Eline bir asker kınası yaktık. O gün Furkan gidip geri gelmeyecek diye hissetmeye başladım. Bir garip olmuştum. Hatta çevremdekiler bana söyledi. Asker annesi olmak kolay değildi” dedi.

‘ALLAH BANA ŞEHİT ANNESİ KADROSU NASİP ETTİ’

Şehit asker Furkan Kaplanbaba’nın şehit olduğu günün sabahında içinde bir sıkıntıyla uyandığını söyleyen Anne Ayfer Kaplanbaba “Şehit olduğu günün sabahı sabah namazına kalktım. Burada okulda çalışıyordum. Boğazıma birşeyler basılmaya başladı. Daha öncesinde de rüyalar gördüm. Allah’ım bir haber alacağım ama dedim nasıl bir haber alacağım. Sevinecek miyim? Üzülecek miyim? İçim içime sığmamaya başladı. Okulda da temizlik görevlisiydim. Bizim kadro işimiz vardı. Acaba kadro bekliyorum sevinecek miyim? Dedim. En son Allah’ım içimdeki bu darlık neyse bir an önce olsa ve geçse, bende tuhaflık var dedim. Meğer Rabbim bana en yüksek yerden kadroyu göndermiş. Ben okuldan kadro beklerken bana şehit anneliği kadrosu geldi” ifadelerini kullandı.

‘ACI VE TATLIYI AYNI ANDA YEMİŞİM GİBİ BİR DUYGU’

Şehit annesi olmanın tarif edilemez bir duygu olduğunu söyleyen Anne Ayfer Kaplanbaba “Allah razı olsun binlerce insan beni arıyor, soruyor. Emanetine sahip çıkacağız diyor. Acımız büyük ama onuru ve gururuda çok büyük. Bu duygu acı ve tatlıyı aynı anda yemek gibi bir şey. Zor çok zor. Allah kimseyi evladı ile sınamasın. Diğer şehit haberlerinide duyunca en az kendi oğlum kadar üzülüyorum. Bazen çok köyü oluyorum. Günlerce kalkamıyorum” dedi.

 ‘ŞEHİT OLDUĞU GÜN ÜZERİNDEKİ KIYAFETLERE SARILIP HASRET GİDERİYOR’

Anne Ayfer Kaplanbaba, oğlunun şehit olduğu gün üzerinde olan kıyafetleri, saatleri, fotoğrafları, asker kınası yakıldığında kınası halen üzerinde duran eldiveni ve bir çok kişisel eşyasının bulunduğu bir şehit köşesi oluşturdu. Anne Kaplanbaba burada oğlunun şehit olduğu gün üzerinde olan eşyalara sarılarak teselli aradığını söyleyerek “Şehit olduğu gün ayağında ki botları, kıyafetleri, Bu botlarını aldığı gün evde fotoğraf çekmişti. Hiç unutmuyorum. Parkesini göstermişti. Eğitimde parça, parça oldu diyerek. Eğitimlerimiz zordu dedi. Günümün tamamını burada geçiriyorum. Okuyorum, fotoğraflarına, kıyafetlerine bakıp hasret gidermeye çalışıyorum” dedi.

 ‘İLK MAAŞLA SU KUYUSU AÇTIRDIK’

Anne Ayfer Kaplanbaba, şehit oğlunun ilk maaşıyla aldığı arabaya binemediğini ve arabayı satarak bir su kuyusu açtırdıklarını ifade ederek “Furkan göreve başlamasının üzerinden 1 ay geçtikten sonra ilk maaşıyla bir araba aldı. Düzce’den bir arkadaşı almıştı. Gelip izninde arabasını götürecekti. Çok hevesliydi. Hergün kardeşine fotoğraflarını çektirip attırıyordu. Arabayı yıkamasını söylüyordu. Çünkü çok seviyordu. Kapıda bekliyordu ki Furkan izne gelip götürecek. Nasip olmadı götürmek. Furkan şehit oldu araba kapıda kaldı. Uzun süre durdu. Binsek binemedik. Ben sattırmak istemedim ama sonra eşim nereye kadar kapıda saklayacağız dedi. Bari satıp bir hayır yapalım dedi. Arabayı satıp parasını gönderdi. Afrika’da adına büyük bir su kuyusu açıldı. İnşallah hayrı ebediyen orada su gibi akacak” dedi.

‘MEZUN OLDUĞU OKULA İSMİ VERİLDİ’

Şehit olduktan sonra mezun olduğu okula ismi verilen Şehit Furkan Kaplanbaba’nın annesi Ayfer Kaplanbaba’da aynı okulda temizlik görevlisi olarak çalışıyordu. Anne Kaplanbaba “Yeşiltepe İlkokulu’na ismi verildi. Benim için büyük bir gurur. Şu levhaya bakmak benim için büyük gurur. Ben bu okulda çalıştım. Furkan buradan mezun oldu. Ortaokulu burada bitirdi. İnşallah buradan bir çok Furkanlar yetişir. Vatana, millete faydalı olurlar” dedi.

‘HER CUMA KABRİNDEYİZ’

Her Cuma günü oğlunun kabrini ziyaret ettiğini ve diğer şehit anneleriyle oğullarının yanında hasreti giderdiklerini söyleyen Ayfer Kaplanbaba “Her Cuma günü buradayım. Diğer şehitlerimizin anneleri gelir. Burada yavrularımızın yanında huzur buluyoruz. Özlem gideriyoruz. Bir yere gidersem dönüşte ilk buraya koşuyorum. Her geldiğimde de yeni çiçekler oluyor. Gelen, geçen herkes ziyaret edip bir dua okuyor. Çocuklar bile bisikletle geçerken duruyorlar ve dualarını okuyorlar. Bizler çok duygulanıyoruz. Şehitlik bambaşka bir duygu. Ne okuyanı, ne geleni bitiyor. Allah herkesten razı olsun” dedi.

Anne Ayfer Kaplanbaba son olarak haber ekibimize teşekkür ederek “Ben sizlere bizleri hatırladığınız için teşekkür ederim” şeklinde konuştu.  

16 Ağu 2022 - 09:18 Düzce/ Düzce- Gündem --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.