‘Hiçbir şey gizli kalmaz!” diyerek bitirmiştik son yazıyı…

“Tarih boyunca siyaset ya Rahmani ya Şeytani şekilde yapılmıştır.Ya değerler için siyaset ya da çıkarlar için siyaset..Birincisi toplumsal ve ulvi değ...

Büyütmek için resme tıklayın

“Tarih boyunca siyaset ya Rahmani ya Şeytani şekilde yapılmıştır.
Ya değerler için siyaset ya da çıkarlar için siyaset..
Birincisi toplumsal ve ulvi değerlere hizmet için yapılır.
İkincisi ise bireysel, çıkarcı, yağmacı süfli zihniyetle yapılır.”
Ticareti çok iyi bilen, al-sat işlerinin kompetanı olan Arslan, il başkanlığı ve milletvekilliği dönemlerinde bireysel çıkarları, akraba, yandaş ve grup çıkarlarını her şeyin önünde tutan bir anlayış sergileyerek ikinci yolu seçenlerdendi..
Hep öyle davrandı, bugün de o çizgide devam ediyor.
Bu çizgi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, gecesini gündüzüne katarak destansı başarılarla yazdığı 20 yıllık AK Parti siyasetine büyük yaralar açıyor.
Düzce siyaseti, önemli insanlar yetiştirmiştir ve bu siyasetçiler sadece Düzce’de değil, ülke siyasetinde de iz bırakmıştır.
Kemal Demir, Avni Akyol ve Necmi Hoşver bu isimlerin başında gelir..
Bu isimler milletvekili ve bakan olarak uzun yıllar siyaset yapmışlar, ne akçeli ve şaibeli işlere, ne de rant ve menfaat işlerine bulaşmamışlardır.
Düzce’nin son siyasi döneminin en tartışmalı ismi olan Fevai Arslan, siyaseti “hasbi” değil, “hesabi” yapan biridir.
*
Fevai Arslan, AK Parti il başkanı olduğu andan itibaren atraksiyonlarına başlamış, eline geçirdiği iktidarın gücüyle ve “küçük olsun, benim olsun” anlayışıyla icraatlarını sergilemiştir..
Depremden yeni çıkmış yıkık dökük şehri, merkezi hükümetin olağanüstü gayretiyle ayağa kaldıran ve kent merkezinde hızla depremin izlerini silmeye çalışan dönemin Belediye Başkanı Mehmet Keleş’in önünü keserek İsmail Bayram’ın başkan adayı olmasını sağlayan Fevai Arslan, ilçe ve belde belediye başkanları aday seçiminde de çuvallayınca 5 belediyenin muhalefet partilerinin eline geçmesinin yolunu açmıştı.
*
2009 yerel seçimlerinde Akçakoca ve Yığılca ilçelerini CHP’ye, Cumayeri ilçesini Saadet’e, Beyköy ve Boğaziçi beldelerini MHP’ye kaptırdığı dönemde il başkanlığı yapan Fevai Arslan, bu hezimetten sonra görevinden istifa edip köşesine çekileceği yerde hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti.
Bu başarısızlığın ardından Merkez ilçe başta olmak üzere bütün ilçe ve belde teşkilatlarında yeniden yapılanmaya giden il başkanı Arslan, kendi siyaset zincirine uygun kişileri partinin yönetici kademelerine yerleştirdi.
Arslan, 2009’da İsmail Bayram’ın belediye başkanı olmasının ardından “beklentileri” karşılanmayınca Bayram’la da ters düştü.
Düzce otogarının D-100 karayolu üzerinde Çilimli’ye yakın bir yere yapılmasını isteyen Arslan’ın bu arzusunu Bayram kabul etmedi. Kendi siyasi rant ve çıkarlarına uygun davranmadığı için İsmail Bayram’a siyasi husumet besleyen Arslan, milletvekili olduktan sonra çeşitli siyasi atraksiyonlarla Bayram’ın yeniden adaylığını engelledi.
*
Fevai Arslan, il başkanlığı sırasında fidanlık arazisi konusunda dönemin Valisi Ercan Topaca ile ters düşmüştü. Vali Topaca, fidanlık arazisinin yeşil alan ve park olarak değerlendirmesini istiyordu. Arslan ve ekibi ise devlet hastanesi yatırımıyla birlikte arazinin imara açılmasını istiyorlardı. Sonuçta, Arslan kazandı, Vali Topaca tayin edildi.. Fidanlık bölgesinde imar rantı oluştu, önceden ucuza arazi kapatanlar köşeyi döndü.

*
İl başkanı olduğu andan itibaren, İGM’de, il müdürlüklerinde yapılan inşaat, onarım ve hizmet alımlarını işaret ettiği kişi ve şirketlere verdirmek için siyasetin bütün ayak oyunlarını kurgulayan; okul kantinlerindeki çay simit ihalelerine kadar el atan Arslan, çıkarlar siyasetini sürdürerek önüne çıkan, engel olmaya çalışan, yanlış yaptığını söyleyen kim varsa silip süpürdü.
*
İl Başkanlığı döneminde yeterli maddi ve siyasi güce eriştiğine inanan Fevai Arslan, gözünü Ankara’ya dikti.
İki dönem il başkanlığı yapan Arslan’ın yıldızı (!), 2011 milletvekili seçimlerinde ikinci sıradan aday gösterilmesiyle daha çok parladı!
*
Arslan, Metin Kaşıkoğlu, Celal Erbay ve Yaşar Yakış’ın liste dışı kalmasıyla, İbrahim Korkmaz ve Osman Çakır ile birlikte milletvekilliği listesinin ikinci sırasında kendine yer açmayı başardı.
*

YEREL SEÇİMDE BAŞARISIZ OLMASINA RAĞMEN NASIL VEKİL OLDU?

Bunu anlamak için 2011 yılı Ocak, Şubat, Mart ve milletvekili aday adaylığının kesinleştiği Nisan ayları arasında kısa bir gezinti yapmak yeterli olacaktır.
Kendisinin sıralamaya girmesi için Yaşar Yakış, Celal Erbay ve Metin Kaşıkoğlu’nun genel merkez tarafından mutlaka gözden düşürülmesi gerektiğini iyi bilen Fevai Arslan, son darbeyi vurmak için harekete geçti. Eline geçen altın fırsatı çok iyi değerlendirdi.
Mart 2009 yerel seçimlerinde yaşanan başarısız seçim sonrası mevcut milletvekillerinin performansını sorgulamaya başlayan genel merkezin elini kolaylaştırmak için çekmecede hazır tuttuğu planını devreye sokan Arslan, en büyük kazığı Mehmet Keleş’i harcamak için el ele verdiği Metin Kaşıkoğlu’na attı.
*
2011’de İGM Meclis başkanlığını yürüten Sinan Aydın’ın görev süresi tamamlandığı için, yerine yeni bir isim seçilecekti. Arslan, o dönem hem yol arkadaşı, hem de iş ortağı Ayhan Hacıislamoglu’nu İGM başkanı yapmak istiyordu. Ancak, bazı vicdanlı AK Partili meclis üyeleri, Arslan&Hacıislamoğlu oyununu bozmak için MHP’li meclis üyeleriyle anlaştı. İGM’de yapılan gizli oylamada, Muzaffer Bülbül daha fazla oy alarak İGM başkanı seçildi ve Arslan’ın planı bozuldu. Herkes böyle düşünse de Arslan bu planı önceden fark edip, rotasını Bülbül’e çevirdi ve ortağını bile gözden çıkartarak, Kaşıkoğlu’nu da genel merkez nezdinde gözden düşürdü.
Fevai Arslan ile Ayhan Hacıislamoğlu’nun siyasi ve ticari işbirlikleri, kamuoyuna da yansıyan iddialara ve soruşturmalara konu oldu.
Devlet Hastanesi’nin temizlik ihalesinin iptal edilmesinden, Çilimli’deki bir arsaya büyük miktarda teşvik alınmasına ve Gümüşova’ya bağlı bir köy muhtarından su işletmesi ruhsatı karşılığında para istenmesi iddiası birkaç örnek olarak sıralanabilir.
Düzce Üniversitesi Hastanesi kantininin o dönem Belediye Meclisi üyesi olan ve Arslan’la birlikte hareket eden Orhan Uçar’a usulsüz şekilde verilmesi de uzun süre kamuoyunda tartışılmıştı. Büyük bir rant aracı olan kantin işinin perde arkasında Fevai Arslan’ın bulunduğu, kantin binasının yapımından hastanenin perde işlerine kadar her işle yakından ilgilendiği kamuoyuna yansıyan iddialar arasında yer alıyordu.
*
Teşkilat geleneğinden gelmeyen, parti içinde kim kimdir bilmeyen iki eğitimci İbrahim Korkmaz ve Osman Çakır ile kader arkadaşlığı yapan Fevai Arslan, 12 Haziran 2011 tarihinde seçimlerden zaferle çıkan AK Parti’nin Düzce vekilleri olarak Ankara’ya doğru yola çıktı.
*
Milletvekili olmasıyla birlikte AK Parti Genel merkezinde ağırlığı her geçen gün artan Fevai Arslan, Düzce teşkilatında kendi istediği isimlerin yönetime girmesini sağladı. İşe merkez ilçe başkanı Mustafa Keskin’in tasfiyesi ile başlayan Arslan, Durmuş Aslan’ın ilçe başkanı olmasında büyük rol oynadı.
*
Milletvekili olduktan sonra, kapıcısından çaycısına amirinden memuruna il müdürlüklerine yapılacak atamalarda kontrolü tamamıyla eline geçiren Arslan’ın Ankara kulislerindeki adı kısa zamanda "yüzdeci vekil" olarak anılmaya başlandı.
*
Ankara’nın siyasi dehlizlerinde kişisel çıkarlarını her şeyin önünde tutanlarla kısa sürede buluşan Fevai Arslan, uzun dönem SKM ve parti teşkilatlarından sorumlu genel merkez yöneticiliği yapan ve milletvekili olmasında büyük emeği olan Mustafa A’nın yeğeni olan, o dönemlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi şirketi BELPLAS başkan yardımcılığı yapan, sonrasında Çemişgezek belediye başkanlığı döneminde ise görevi kötüye kullanmaktan 5 ay hapis cezası alan, cezası Yargıtay’ca onan M.L.Y ile girdiği akçeli işler ise ayrı bir yazı konusu.
*
Vekil olduktan sonra Düzce iline gelen bütün kamu ihalelerine müdahil olan Arslan, kısa süre için de Osman Çakır ve İbrahim Korkmaz ile ters düştü, 3 vekil arasında çatlak giderek büyüdü.
Bu öylesine büyük bir çatlaktı ki; tartışmaların alevlendiği, bütün kirli çamaşırların ortaya saçıldığı bir süreç yaşandı. O günlerde haftalık yayınlanan yerel bir gazeteye konuşan milletvekili Osman Çakır, “İki taş ocağı yaşasın diye sathi asfalt yapılırsa ben bunun hesabını sorarım. Sakarya’da Yalova’da sıcak asfalt varken neden bizde sathi kaplama var? Bunu sorarım.” ifadelerini kullanmıştı.
1999 depreminde büyük hasar gören ve teneke okullar haline gelen eğitim kurumlarının, günün teknolojik imkanlarıyla yeniden inşa edilmesinin de önünde en büyük engel olarak Fevai Arslan ve Metin Kaşıkoğlu’nu gösteren Çakır, “Düzce’de Milli Eğitime 125 milyon lira para aktarıldı, belirlenen 35 prefabrik okulun kalıcı binalara kavuşması için. Ama burada İl Özel İdare yavaş davranıyor. Biz diyoruz ki 8-10 okulu birden ihale et. Birileri alsın diye 3’er 3’er ihale etmenin manası yok.” diyerek Fevai Arslan’ın İGM Genel Sekreteri yapmaya çalıştığı kankisi Selim Metin’in başında olduğu Özel İdarenin okul ihalelerini yapan komisyona dikkat çekmişti.
*
2015 yılı sonrası başlatılan FETÖ ile ilgili soruşturmalarda işten atılan, soruşturulan ve tutuklanarak cezaevine konulan kimi FETÖ mensuplarının devlet kademelerine yerleştirilmesinde dahi referans olduğu iddia edilirken, bunlardan en kritik isimlerden biri olan, Düzce Emniyet Müdürlüğü “ Mahrem İmamı” olarak tutuklanan ve cezaevine konulan Gölyaka İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Uğur’a, Arslan’ın referans olması o günlerde çokça konuşulmuştu.

Önümüzdeki hafta Gelişme yazımızın 2. Bölümünde…
Yeğenler..
Çilimli OSB…
Taş ocağındaki ilişkileri içeren bilgileri sizlerle paylaşacağız.

24 Oca 2022 - 10:35 Düzce/ Düzce- Gündem --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.

01

Vatan Sever - Bir kısmını biliyordum da bukadari ni tahmin edemiyordum cilimlideki arazi ise muhtemelen ceza infaz kurumun olduğu yer olası yüksek OSB dekileri katmiyorum bile

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Ocak 11:22