Düzce Parantez Köşe Yazarları
Hamdi GÜNER
Hamdi GÜNER

mhamdiguner@hotmail.com

TUTUMLU İNSANLARA “CİMRİ” DEMEK BÜYÜK VEBAL GETİRİR

İslam’ın verdiği ruhla hakkıyla iktisat yapmaya (tutumlu olmaya) çalışan olgun insanlara cimri diyebilenler çıkıyor.  Bu o tutumlu insanların bir kısmını tam iktisat yapmaktan uzaklaştırabilir. Bu da o ithamı yapan kişileri büyük manevi bir yükün altına sokar. Bundan şiddetle sakınmalı ve sakındırılmalıdır.

Adam Adem gibi insan olmaya çalışırken ona cimri veya aşarı iktisatçı demek sen Adem gibi olma demeye benzer şeydir bu.  Adam her yemek de ekmeğin kırıklarını seçip önce onları yemeğe çalışıyorsa ona teşekkür etmek gerekir.

Tabaktaki yemeği bitiren insan onu ekmeğıin yüreği ile sıvazlayıp iyice temizleyerek yiyorsa, hatta parmağıyla tabak veya sahanın dibini sıyırıyorsa Peygamberin sünnetini yapıyor ve çok sevap kazanıyor. Böyle bir kimseye “kalay mı yapıyorsun” diyerek alay etmek Alem-i Berzahta bulunan Peygamberimizi üzer ve darıltır. Zira o peygamberimizin yaptığı ve tavsiye ettiği bir işlemdir.

Sofraya getirdiğimiz ekmeğe sarılı üçüncü hamur kağıtların çöpe atılması da doğru değildir. Onlar katlanarak düzgün bir defter haline getirebilir ve evimizde bazı geçici not notları kaydetmek için kullanılabileceği gibi çocuklara müsvedde (karalama) defteri olarak da düzenlenebilir. Böylece çocukların fırsatını bulunca kitaplarımızı çizmeleri önlenmiş olur

Pandemi dolayısıyla bazı camilerde secde mahalline konulmak için hazırlanmış üçüncü hamur kâğıtların namazdan sonra kırıştırılarak çöpe atıldığını da gördük. Bu da çok yanlış bir davranıştır. Halbuki o kağıt üzerinde secde yapan kişi onu katlayıp cebine koysa ikinci bir defa kullanabildiği gibi evine götürüp not defteri haline de getirebilir. Bunu biraz bekletmek gerekebilir. Ona corona takılmış olsa bile katlanınca birkaç gün bekledikten sonra temizlenmiş olur. Covid-19 kağıtlarda fazla yaşayamaz.

Adem gibi adam namaz evde kılarken ışığa gerek yoktur diyerek özellikle akşam namazlarında elektrik yakmıyorsa onu takdirle karşılamalıyız. Namaz kılarken yazı okuyacak değildir ki ışığa ihtiyaç olsun. Zaten namaz kılarken önüne koyduğu kitaptan okumak doğru değil mekruhtur. Öyleyse anılan o iktisatlı adam gerekeni yapmıştır.

Bazı insanlar giydiği çorabın bir yerinde açılan deliği kapatmak için eline iğneyi alıp kaynaştırma şeklinde dikiyorsa ona minnettar olmak gerekir. Kullanmakta olduğu ceketin yen, yahut yakalarında aşınma olmuş da içerdeki beyazlık veya değişik renk görünmeye başlamışsa uygun renkte bir iplikle oraları örüyorsa ona bravo demek icap eder.

Tutumlu insanlar eskiyen ayakkabısını birkaç defa tamir ettirmekle yadırganmamalıdır. Hatta ayakkabı tamircilerinin ve tamirciliğin yaşatılmasını sağladığı için teşekkür edilmelidir.

Eskiyen elbise ve ayakkabıların birkaç defa onarılmadan çöpe atılması çöp bidonlarını taşıracağı gibi çevrede çöp dağları oluşmasına da sebep olur.

Son olarak dikkat isteyen bir iktisattan daha bahsetmek istiyorum:  Arabamızla tek yönlü iki üç şeritli yollarda giderken sağa dönen virajlarda çok yavaş gitmiyorsa önümüzdeki aracı geçmemeli. Aksi halde yolumuzu uzatmış oluruz. Sola dönen uzun virajlarda ise ille de sağdan gitmek zorunda değiliz. Eğer arkadan gelen vasıta yoksa sol şeritten giderek metrelerce. Hatta iki-üçyüz km.lik mesafede kilömetrelerce mesafa iktisat etmiş oluruz. Ama arkadan araba gelip gelmediğine dikkat etmek önemlidir. Böylece sağ veya orta şeritlerin eskimesinin de önüne geçmiş oluruz.

                Evet iktisat, iktisat; her konuda iksitas. Kur’an-kerimde Yüce Rabbimizin israf edenleri sevmediği birçok yerde tekrar edilirken Peygamber efendimiz (sas) de “İktisat yapan fakirleşmez, iştişare yapan da pişman olmaz” uyarısıyla bu yazdıklarımı tavsiye etmiş gibidir. 


commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu