Düzce Parantez Köşe Yazarları
Hamdi GÜNER
Hamdi GÜNER

mhamdiguner@hotmail.com

HIRİSTİYAN VE YAHUDİLERİN HEVASINA UYMAK ZULUM VE FİYASKODUR

Bazı Müslümanlar Hıristiyan ve Yahudileri bazı konularda taklid ediyor veya örnek alıyorlar. Hıristiyanlar çocuklarını rızıklarını alsınlar diye sabah erkenden kaldırıyorlarsa “Onlar bile çocuklarını erkenden kaldırıyor da biz niye kaldırmayalım” denilebilir ama böyle bir savunmaya bile gerek yoktur. Çünkü sabahleyin erkenden kalkmak Müslümanların idealidir.

Kur’an-ı kerim dört yerde sabah vaktine dikkati çeker. Tekvir 18, Müddesir 34, İsra 78, Aliimran 17. Özellikle Tekvir suresi 18. Ayetinde sabahın teneffüsünden bahsediyor. ABD bu vaktin önemini çok yakın bir tarihte (l996) yılında fark edebildi.

Yani Müslümanların Hıristiyanları örnek almaya hiç mi hiç ihtiyaçları yoktur. Ama buna rağmen bazı Müslümanlar AB’ye (Avrupa Birliğine) girmeyi bile gaye edinmiş durumdadır. Halbuki Kur’an-ı kerim bunu şiddetle yasaklamıştır. Çünkü AB’ye girince onun emir ve tavsiyelerine de uymak zorunda kalınacaktır. Nitekim AB istiyor diye zina serbest edilmiş, Homoseksüel (liavta) derneğinin kurulmasına bile izin verilmiştir.

Kur’an-ı kerim ise birçok ayetinde bu konuda uyarıyor, hatta tehdit ediyor. Mesela Aliimran 100 ayette: “Ey iman edenler, eğer ehl-i kitaptan bir fırkaya (misoner teşkilatına) saygı gösterirseniz sizi imanınızdan sonra kafir olarak geri çevirirler; Nisa suresi 144. Ayette: “Ey iman edenler, kafirleri veli (dost ve işinizi çeviren) edinmeyiniz; Maide suresi 57. Ayette: “Ey iman edenler Yahudi ve Hıristiyanları veli (dost ve işinizi çeviren) edinmeyiniz; onlar birbirinin velileridir. Allah böylece (Yahudi ve Hıristiyanları dost edinen) zalimleri düzlüğe çıkarmaz; Mümtehine suresi 13.ayette: “Ey iman edenler, Allah’ın gadap ettiği kavmi (Yahudileri) veli edinmeyiniz; onlar kafirlerin kabir sahiplerinden ümit kestikleri gibi ahiretten de ümit kesmişlerdir (yani inanmıyorlar)”  buyuruyor ve uyarıyor.

Ayrıca Yüce Rabbimiz: “Eğer sen tüm ayetleri getirsen (bütün mucizelerini göstersen) onlar senin kıblene tabi olmazlar; sen de onların kıblelerine tabi olmayacaksın; onlar birbirilerinin kıblesine de tabi değildirler. Eğer sen bu ilim sana geldikten sonra onların hevasına uyarsan şüphesiz zalimlerden olursun. (Bakara 145)

Yine Rabbimiz “Yahudi ve Hıristiyanlar sen onların dinine tabi olmadıkça asla senden razı (hoşnud) olmazlar. (Onlara) yol Allah’ın yoludur de. Eğer sana gelen bu ilimden sonra bir nebze onların hevasına uyarsan Allah tarafından dost ve yardımcın olmayacaktır (Bakara 120) Yani onların hava ve arzularına uymak Müslüman için dünyalık fiyasko ile de sonuçlanacaktır.

Görüldüğü üzere Hıristiyanların hevasına uymak zulum olduğu gibi dünyevi bir fayda bile sağlamayacaktır. Yani bu yanlış davranışını sonunda zalim damgasını almak yanında rezalet yaftasını da takınmak vardır.

Şimdi bunca uyarı, yasaklama ve tehdit ortamında Hıristiyan ve Yahudilere özenmek, AB (Avrupa Birliği)ne girmeye çalışmak hangi Müslümanın mantığına yatar.

Müslüman her namazda okuduğu Fatiha-i Şerifede “ğayrilmeğdubi aleyhim ve leddaaaallin” diyerek gadaba uğrayan Yahudilerin ve tevhitten sapan Hıristiyanların yolunu reddederken gerek siyasi ve gerekse sosyal hayatlarında onları taklid edemez, etmesi hiçbir mantığa sığmaz.

Yalnız kalırız da diyemezsiniz. Çünkü Yüce Rabbimiz: “Ey Peygamber, Allah ve müminlerden sana uyanlar sana yeter” (Enfal 65) uyarısıyla garanti de veriyor.

Ayrıca D-8 ler diye bir milyarı bulan İslam Birliği kurulmuştur. Sekreteryası İstanbul’dadır. Onu canlandırıp harekete geçirmek yeter.

 


commentFacebook Yorumları

mode_editSen de Düşüncelerini Paylaş!


comment Sen de Düşüncelerini Paylaş!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceparantez.com sorumlu tutulamaz.

menu
menu