Küçük camilerde hoparlör kullanımı

Mitinglerde, hatta büyük salonlarda hoparlör gereklidir ve 20. Asrın büyük nimetlerindendir. Ancak ana bölümü 140 metre kareden az olan camiler küçük olup oralarda hoparlör kullanılmasına gerek yoktur.

Bayram ve cenaze namazlarında dışarıda kalan cemaat için gerekli olabilir. Fakat içerdeki hoparlörü açmamak veya kısık tutmak şartıyla. Zira küçük camilerde hoparlörün yüksek tonajda açık tutulması cemaatin kulaklarını ve dolayısıyla beyinlerini tırmalar.

Hoparlörün yüksek tonajda ses çıkarması müezzinin, hatta cemaatten bazılarının hoşuna gidebilir. Ama yüksek tonajlı ses herkese dokunur. Fakat bazıları zevk anlayışları dolayısıyla bu dokunuşu önemsemeyebilir.

Tereddüt edenler bilim adamlarına sorsunular; onların da yüksek tonajlı sesin zararlı olduğunu söyleyeceklerine kesinlikle şahit olacaklardır.

Tarihte birçok ırk sesle helak edilmiştir. Bizim Hatay ilimiz Hz İsa’nın döneminde onun elçilerine çok haşin davranmaları yüzünden sesle helak edilmişlerdir.

Yasin-i şerifin üçüncü sayfasının başında geçen28. Ayet-i kerimesi bu gerçeği haber vermektedir. Şuayb  Aleyisselam’ın kavmi Medyen halkı da bir sayha (yüksek ses) ile helak edilmiştir. Hüd suresinin 94 ve 95. ci ayetleri bu vakıayı haber vermektedir.

Ankebut suresinin 40. Ayet-i kerimesinde Yüce Mevla asi kavimleri muahaza ettiğini beyan ederken onların bir kısmını taş yağmuru ile helak ettiğini, bir kısmını  yere batırdığını, bir kısmını da suda boğduğunu bildirirken bir kısmını da sesin alıp götürdüğünü, yani onları ses ile helak ettiğini beyan etmektedir.

Evet… camideki hoparlörlerin fazla açılması cemaati öldürecek derecede değildir; ama rahatsız ettikleri yadsınamaz.

Camiye gelen Müslümanlar manevi bir banyodan geçerken ve ilahi bir spor yaparken hoparlörü fazla açarak kulak ve dolayısıyla beyinleri rahatsız olmamalı, hırpalanmamalıdır.

İmam efendiler her Cuma akşamı Yasin suresini okumaktadırlar. Fakat açıklamasını yapmıyorlar. Eğer Yasin-i Şerif her okunduğunda açıklanmış olsaydı Hatay (Antakya)lıların sesle helak edildiği gerçeği tüm halkımız tarafından bilinecek ve sayha (çok yüksek ses) ölüm getirdiğine göre göre camide çınlama yapan seslerin de sağlık için zararlı olduğu farkına varılacak ve müezzinlerimiz ikaz edilip cemaatlerin beyin sağlığı garanti edilmiş olacaktı.

Aslında Ramazan’da okunan mukabele cüzleri ve sene boyunca yapılan hatim okuyuşları açılmalı yapılmalı ve cemaatler Kur’an-ı kerimin muhtevasından (içeriğinden) haberdar olmadır.

İmam-Hatiplerimiz ve müezzin efendilerimiz okudukları Yasin-i şerif ve hatim için dinlettikleri cüzlerin hiç değilse bir kısmını açıklamadan geçmeleri büyük bir ihmaldir. Müftü efendilerimiz cami görevlilerini bu açıklamalara teşvik etmeli, zaman zaman da kendisi gelip açıklama yapmalıdır. Yoksa hepsi vebal altında kalacaktır.

Bu yazı ile tüm din görevlilerinin, müftülerin, özellikle il müftülerinin dikkatini çekiyor ve bu düşüncelerimi Diyanet İşleri Başkanlığına ulaştıracaklarını ümit ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Güner - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.