Ruh sağlığı ve önemi

RUH SAĞLIĞI VE ÖNEMİ

Sağlık dendiğinde zihnimizde oluşan ilk görüntü;  başınızın, karnınızın ve herhangi bir organınızda oluşan rahatsızlık sonucu doktor ve hasta arasında oluşan ilaçlı tedavi süreci olmaktadır.  Ancak sağlık varlığımızın bütününü temsil eden bir kavramdır. Sağlığın tanımı sadece fiziksel iyilik durumu değil, fiziksel ve ruhsal sağlığın bütünüdür.  Bu nedenle fiziksel sağlığımız kadar ruhsal sağlığımızda önemli bir işleve sahiptir. Çünkü; fiziksel sağlığımız bedenimizin, ruhsal sağlığımız hayatımızın kalitesini belirler.

Ruh sağlığı olmadan sağlık olmaz;

Ruh ve beden birbirini tamamlayan kavramlardır.  Başınız ağrıdığında ve yatağa düştüğünüzde iç sıkıntılar, stres, korku, takıntı bozukluğu gibi birtakım psikolojik sendromlar yaşarsınız. Aynı şekilde çözümlenmemiş psikolojik rahatsızlıklar ‘’stres, anksiyete bozukluğu, depresyon…’’ bedensel rahatsızlıkları tetikler. Ruhsal olarak güçlü olmak demek, bedeninizin tehditlere karşı daha dirençli olması demektir. Aynı şekilde güçlü bir beden ruhsal tehditlere karşı daha dirençli olmayı sağlar.

Kalabalıklar arasında yalnızlar yığını…

Kentleşme, sanayileşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte hızla değişen yaşam koşulları toplumsal ve bireysel sağlığımızı tehdit etmektedir. Değişim hızına ayak uydurmayan, değişen yaşam koşullarına adapte olmakta zorlanan insanların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bununla birlikte hızlı değişimin en dramatik sonucu insanlar arası ilişkiler daha karmaşık ve güvensiz hale gelmektedir.    Bu durumda hem insanın kendi iç dünyasında denge ve düzen bozulmakta, hem de diğer insanlarla olan ilişkisinde bozulma, kargaşa hatta çatışma olmaktadır. Buna bağlı olarak da, çeşitli uyumsuzluklar ve ruh hastalıkları ortaya çıkmaktadır. Netice olarak, insanlar arasındaki iletişimin niteliği düşmekte ve kalabalıklar arasında yalnızlaşmaktadır. Ahmet’in yerini facebook, Ayşe’nin yerini twitter, sokak futbolunun yerini tabletler almıştır.

Ruh sağlığı sorunları ‘’yeti’’ yitimine yol açmaktadır.

 Yeti yitimi kişinin sahip olduğu bireysel ve sosyal sorumlulukları, beklentileri ve rolleri yerine getirememe, kendini önemsememe, bugün ve gelecekle ilgili görevlerini aksatma, öz benlik ve öz saygıda düşüş yaşanmasıdır.  Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmalarına göre, dünyada yeti yitimine en çok yol açan ve en sık görülen ruhsal hastalıkların başında ‘’depresyon’’ gelmektedir.

Depresyon;  daha önceleri severek ve kendi isteğimizle yaptığımız aktivitelere karşı ilgi ve istek kaybının olduğu, zevk almadığımız, bitkinlik, hüzün, keder, umutsuzluk, düş kırıklığı durumu olarak tanımlanabilir. Depresyonun oluşmasında genetik, biyolojik ve özellikle  psiko-sosyal etkenler rol oynamaktadır.

Tedavi edilmeyen depresyon durumunun hem bireyin kendisi hem de toplum için dolaylı ve dolaysız ciddi sorunlar oluşturabilir. Alkol veya madde kullanmaya eğilimi arttırır. Birçok medikal hastalığın oluşumuna katkıda bulunabilir ya da var olan hastalığı kötüleştirir. Depresyonun başlangıç yaşını erken yaşlara inmesi iyi bir hayat sürmeyi engellemektedir.  Sağlıklı birey sağlıklı bir toplum demektir. Bu nedenle günümüzde psikiyatri ve psikoterapi merkezlerinin sayısı ihtiyaca yönelik olarak artmıştır. Depresyon yaşayan bireylerin çözümsüzlük halinde profesyonel destek alması gerekmektedir. Ancak yıllardır süre gelen tedavilere yönelik yanlış inançlar ve tutumlar insanların hastaya başvurmasını geciktirmektedir.

Ruhsal problemler delilik hali değildir!

Yukarıda belirttiğim gibi ruhsal tedavi merkezlerine yönelik olarak toplumsal olarak yanlış inanç kalıpları vardır. Bugün artık bu olumsuz algının büyük oranda değişmiş olmasına rağmen belli oranda yanlış tutum ve inançlar devam etmektedir. Ruhsal problemler delilik hali değil tıpkı herhangi bir organımızda meydana gelen bozukluk sonucu oluşan sağlık durumudur. Gerçek delilik; sağlıklı olmak ve hayat kalitesini yükseltmek için çaba harcayan bireyleri aykırılaştırmak onları etiketlemektir. Sağlık ruh ve beden olarak bütünsellik içerisinde iyi olma halidir. Yüreği acıyan bir insan ile dizi ağrıyan bir insanın arasında fark yoktur. İkisi de sağlık sorunu yaşamaktadır.


 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ersan Şimşek - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.