Oku kardeşim oku -1

Okumaz bir millet olmuşuz. Kimileri televizyon karşısında seyirci olarak bulunuyor, kimileri iki veya dört kişi halinde oyun ile vakitlerini öldürüyor. Kitap okumak şöyle dursun gördüğü bir gazeteye bile bakmıyor.

Halbuki Peygamberimize gelen ilk emir “Rabbinin adıyla oku” şeklindedir. İmam Gazzali’nin ifadesiyle Kur’an okuyana hitab eder, yani Kur’an-ı kerimi kim okursa oradaki tüm emirlere muhataptır.

“Rabbinin adıyla oku” emri Kur’an-ı kerimde sondan 19. Baştan itibaren 96. Sure olan Alak suresinin ilk ayetidir. Surenin üçüncü ayeti ise “Oku! Rabbin en çok ikram edendir” şeklindedir. Yani okursak Rabbimiz Allah bize çok ikram edecektir.

Peygamber efendimiz ise: İnsanlar iki adam (halinde) dir; biri alim, diğeri ise müteallim (öğrenci) dir. Bunların dışında kalanlardan hayir yoktur” (Muhtar-ul’ehadis 1301) uyarısında bulunuyor. Ayrıca “Alim veya müteallim, veya sami (dinleyici) ol, dördüncü olma helak olursun” uyarısını da yapıyor.

Konuyla yakından ilgili olarak Kur’an-ı kerim A’raf suresi 179. Ayet-i kerimesinde Yüce Mevla: “Biz cin ve insanlardan birçoklarını cehennem için hazırlıyoruz; onların kalpleri var ama fıkhetmez (düşünmez) ler, gözleri var ama onlarla (bakmazlar) görmezler; onların kulakları var ama onlarla dinlemezler; onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapkındır, onlar (evet onlar) gafiller (aymazlar) dır.” İfadesiyle titiz bir uyarıda bulunuyor.

Ayet-i kerimenin “görmezler” diye terceme ettiğimiz “layubsırun” kelimesi yerine “layenzurune” veya “layerevne” demeyip “layubsırune” denilmesi manidardır. Çünkü “basar” eşyayı tüm çağrıştırdıkları ile görmektir. Bir ağacı görmek onu tüm biyolojik veya botanik yapısıyla ve yaratanıyla birlikte görmek gibi. Demek oluyor ki okuyan düşünerek ve anlayarak okuyacaktır. Yoksa gerçekte okumuş olmaz.

Evet! Okuyacağız ve okuduğumuzu da anlatabilecek şekilde anlayacağız. Böyle okuyunca da bir konuyu okumakla yüz rekat nafile (fazladan) namaz kılmış olacağız. Zira Peygamber efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Ya Eba zer kesin olarak sabahlayıp Allah’ın kitabından bir konuyu okuman senin için yüz rekat (nafile) namaz kılmandan daha hayırlıdır” müjdesini vermiştir.

Peygamber Efendimizin bu şerefli sözüne dayanarak (faydalı) herhangi bir kitaptan bir konuyu okuyanın yüz rekat nafile namaz kılmış gibi olacağını söyledim.

Kur’an-ı kerim Mücadele suresi 11.ayetinin sonunda ayrıca “(toplantılarda) dağılın denildiği zaman dağılın; Allah iman eden ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltir” müjdesi veriliyor ki bu ilham ile verilecek ilim değildir her halde. Burada 0kuyarak ilim sahibi olanların kastedildiği açıktır.

Efe Hazretleri Takviminde de yazıldığı gibi ne ihtiyarlığın ve ne de ihtiyarlık bunamasının bilinen bir tedavisi yoktur. Ancak ihtiyarı daima meşgul etmek, yalnızlığa mahküm etmemek, gıdasına dikkat etmek ve eksik olan vitaminleri ayrıca ilaç şeklinde vermek, bu arada beyin hücreleriyle ilgili ve beyin kan dolaşımını düzenleyecek ilaçlar vermek, ceviz yemek ihtiyarlığın rahat geçmesi ve özellikle bunamanın bir ölçü içinde de olsa önlenmesi bakımından elde mevcut tedbirlerdendir.

İhtiyarları meşgul etmenin en kolay şekli kitap okumalarını sağlamaktır. Evet okumak birçok fayda sağlamasının yanında ihtiyarları meşgul etmek suretiyle onların bunamalarını da önlemektedir.

Okumak ayrıca aklı/zekayı da arttırmaktadır. Maverdi müktesep (kazanılmış) aklı tarif ederken “O tabii aklın bir sonucu olup bunun için bir sınır da yoktur; çünkü akıl kullanıldıkça artar ihmal edilirse noksanlaşır. Onun artması iki yönden biriyle olur; birincisi engelleyici bir şehvet ve heva arız olmadıkça çok kullanmakladır” diyor. Demek ki şehevi duyguları kamçılayan eğlenceler, müstehcen yayınları okumak aklı arızalandırır.

 Mensür-ül’hikemde söylendiğine göre de “ömrü artanın beden gücü azalır ama akıl gücü artar”. Ama bu artışın okumadan olacağı zannedilmesin.                          

M. Hamdi GÜNER/Emekli MÜFTÜ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Güner - Mesaj Gönder --- Okunma

# Gibi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.