Düğünlerimiz düğümlerimiz olmalıdır

Türkçemizde “ düğün-dernek“ tabir edilerek topluluk ve toplantılara işaret edilir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözlüğünde “düğün” evlenme dolayısıyla yapılan tören olarak bildirilmektedir. Arapça’da “urs” veya “urus” olarak geçmekte, damada Arus denilmektedir. Urs Osmanlıca sözlüğünde (önce düğün yemeği, sonra düğün olarak ifade edilmektedir. Demek oluyor ki düğünde yemek esastır.

Zaten Peygamber efendimiz düğün yapacak olan bir sahabisine (arkadaşına): “bir koyunla da olsa velime (düğün yemeği) ver” buyurmuştur.

Kanaatime göre düğün “düğüm” kelimesinin daha kolay ifade edilen şeklidir. Düğüm ise herkesin bildiği gibi iki ipliği birbirine bağlamaktır veya iki ipliğin birbirine bağlandığı yerdir. Dolayısıyla düğün iki insanı birbirine bağlamaktadır. Bu öyle bir bağdır ki ancak küfürle, yani kafir olmakla çözülür.

Allah korusun çiftlerden bir tanesi kafir olursa aralarındaki nikah bağ derhal kopar ve bu çift birbirine haram olur.

Bir de “zifaf” kelimesi vardır ki bunun manası da gelini düğün ve zifaf için süslemek demektir.

Yukarıdaki ifadelerden anlaşılacağı üzere düğünde gelin damat için süslenecek, giyinip kuşanacaktır.

Ancak günümüzde bazı düğünlerde damatlar güzelce giyindiği halde gelinler bir taraftan etekleri yerlerde sürünecek şekilde giyinirken (ki eteklerin yerde sürünmesi haramdır) göğüslerinden yukarısı açık bırakılmaktadır. Halbuki kadının elleri, yüzü ve ayakları hariç her tarafının örtülmesi dini bir vecibedir.

Hacılarımız Ka’be etrafında tavaf ederken erkekler ilk üç şavtta (dönüşte) ıztıba yaparlar; yani ihramlıklarının üst kısmının bir bölümünü sol omuzlarında tutup diğer kısmını sağ koltuklarının altından dolandırırlar. Böylece sağ omuzları ve sağ kolları açıkta kalır ve çalımlı bir şekilde yürürken bazularını da şişirirler. Bunu daha Mekke fethedilmeden yapılan bir ömrede ( kaza ömresinde)  ka’be’nin çevresinden kendilerini seyreden o zamanki müşrik  düşmanlarına çok güçlü olduklarını göstermek için yapmışlardı. Oradan kalma bir sünnettir, vecibedir. Fakat kadınlar asla böyle yapamazlar; çünkü onların omuzlarını açmaları haramdır. Yani kadınlar güç gösterisi olarak bile omuz kollarını açamazlar.

Hacca giden kadınlar bu uygulamayı görmüşlerdir.  Hatta telbiye getirirken kadınların seslerini yükseltmeyip kendi duyacakları kadar bir sesle (lebbeyk ellahümme lebbeyk,lebbeyk innelhamde venni’mete leke velmülk laşerike lek) demeleri tenbih edilmektedir. Öyleyse buradaki düğünlerde tam tersine damatlar kravatlı bir şekilde giyinirken gelinlerin dekolte kıyafetle ortaya çıkması asla doğru değildir.

Ayrıca zifaftan önce nikah duası yapılacaktır. Ki İslam’a aykırı bir şekilde düğüne katılanların karşısına çıkan bu kadının amin demesi bir işe yaramayacak, hocanın yaptığı dua da kabul olmayacaktır. Halbuki hoca duasında:  “Allahım! Bunlara uzun ömür, geniş rızık ve iyi evlat ver! Allahım!  Adem ile Havva’nın, İbrahim ile Hacer’in, Hz. Muhammed ile zevcelerinin, Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın kaynaştığı gibi bunları da kaynaştır, mutlu eyle” diyecektir. Bir ömür boyu devam edecek bu birliktelik için yapılacak olan bu duanın kabul olması çok önemlidir.

Bazıları dini nikahı düğünden önce yaptırmakta ve dolayısıyla duası da önceden yapılmış olmaktadır. Ondan sonra yapılan düğün cemiyetinde yapılan dine aykırı eğlenceler o duanın bereketini kaldırır, hatta “ne çıkar bu yaptığımızdan” şeklinde bir niyet de geçerse evlenenlerin kalplerinden bu defa küfre girerler ki yapılan  duaları silinip gider.

Ayrıca düğün esnasında kadın-erkek karışık bir şekilde eğlenmek, dans etmek ve bunların düğüne katılanlar tarafından seyredilmesi de asla caiz değildir. Bunlar da Nikah duasının kabul olmasına engel teşkil eder

Gelin ey hanımefendiler! Bu duanın kabul olmasına engel olmayalım, düğünlerimizin düğüm olmasını sağlayalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Güner - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.