HAPŞİRMA MUCİZESİNE ŞÜKREDİP ESNEMEYİ ENGELLİYELİM

           

İnsanlar zaman zaman hapşırır ve zaman zaman da esner. Özellikle son günlerde esneyenlerin çoğaldığını görüyoruz. Kanaatime göre esnemelerin çoğalması sosyal ve ekonomik sıkıntılardan kaynaklanıyor. Gerçekten insan bunalıma girince esnemesi artar. Ama esneme iyi bir durum olmadığı gibi sağlık bakımından da mahzurludur.

Çünkü insan esnerken nefes alır, dışardaki havayı içine çeker. Ağız açık olduğu için hava daha çok ağzından girer ve burundan giren hava gibi görünmeyen tozlardan temizlenemez. Dolaysıyla esneme ciğerlerimiz için iyi değildir.

Bu nedenle olsa gerek Peygamber efendimiz (sas): Sizden biriniz esnediği zaman gücü yettiği kadar ağzını yumsun” buyurmuştur.

Esnerken ağzı yummak pek de kolay değildir; ama imkansız değildir. Esnemeyi önlemenin üç yolu vardır: Birincisi Peygamberlerin hiç esnemediğini hatırlamaktır. Bu mucizevi olay hatırlanınca insan kendiliğinden toparlanır, esnemesi de gider. İkincisi ağızı hareket ettirmektir. Esneme anında alt çeneyi hareket ettirmek esnemeyi durdurur. Esneme anında konuşuyor veya okuyor iseniz konuşmayı kesmemek, okumayı bırakmamaktır. Böyle yapıldığı takdirde esneme gider. Üçüncüsü ise Peygamberimizin “Sizden biriniz esnediği zaman gücü yettiği kadar ağzını yumsun” hadis-i şeriflerini hatırlamaktır. Böylece akciğerlerimize toz gitmesini önlemiş oluruz.

Eğer esnemelerde ağzımızı yummazsak havadaki tozlar nefes borusuna girer ve oradaki havayı eleme kıllarının üzerine oturur, çoğalınca da kıllar bükülür ve dışardan gelen hava süzülmeden ciğerlerimize gider. İşte burada bazılarının aksırma dedikleri “hapşırma” olayı meydana gelir ki bu oluşum büyük bir nimettir. Onun için hapşırmadan sonra “elhamdü lillah” deriz, yani Allah’a şükrederiz.

Hapşırma olayı bir mucizedir, dolayısıyla şükretmeyi gerektirir. Bu mucizevi olayı biraz açmak istiyorum.

Gerek esneme anında ve gerekse tozlu ortamda dikkat etmeden teneffüs ederken nefes borusundaki kılların üzerindeki tozlar çoğalınca aşağıya doğru bükülür veya eğilirler. Bu eğilmenin de bir püf noktası vardır ki o noktaya gelince birdenbire doğrulurlar. İşte bu ani hareket hapşırma olayını meydana getirir. Bu bir mucizedir işte.

Akıllı insan her hapşırmada bu makanizmayı yaratan veya kuran rabbine şükreder, “Elhamdü lillah”,  veya “şükür ya Rabbi” der.

Bu hapşırma olayı düşünen kafaları imana getirebileceği gibi dikkatli Müslümanların da imanını takviye eder.

Evet Yüce Rabbimiz nefes borumuzu karşılıklı kıllarla bezemiş ve bu kıllar vasıtası ile insanların akciğerlerini tozlanmaktan koruyor ve oraya gelen kirli kanlarını teneffüs ettikleri havadaki oksijen ile yakılarak temizlenmesini sağlıyor.

Nefes borusundaki kılların ve akciğerin bu fonksiyonunu lise kitaplarında okumuştum. Bunların dışında daha nice mucizevi olaylar meydana geliyor bedenimizde. Göz kapaklarımız dakikada 45 defa (kadınlarda 48, hatta 52 defa) açılıp kapanıyor. Ki havada bulunan ama insanların fark edemediği tozların gözümüz üzerinde birikmesini önlüyor ve görüşümüzün her zaman net biçimde olmasını sağlıyor.

Sindirim organlarımızdaki peristaltik (sağımsal) hareketleri bir düşünün. Eğer yemek borusunda sağımsal hareket olmasa yutkunmak bile yeterli olmaz, yediklerimizi rahat bir şekilde mideye indiremezdik. Özellikle çocuklar yerken çok sıkıntı çekerlerdi. Bağırsaklarımız da sağımsal hareketler sayesinde bir taraftan oradaki gıdaları özümserken yaramayanları da kalın bağırsağa doğru yolcu ediyorlar. Anatomi yapısının resimlerinde bağırsakların sağa-sola doğru kıvrıldığını, hatta sonradan gelen kısmın önceki kısmın üzerine çıktığını görmüşüsünüzdür.

İşte başta bu sağımsal hareketlere ve hapşırma gibi bedenimizin tüm yapısına şükretmek zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Güner - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.