ALLAH NE DİYOR, BİZ NE YAPIYORUZ?

Şuurlu Müslüman Allah’ın her dediğini gücü yetiyorsa yapar, yasak ettiği her şeyden sakınır, uzak durur. Hatta bilinçli Müslüman Allah’ın emirlerinin yapılmasını, yasaklarından kaçılmasını din kardeşlerine emredebiliyorsa emreder, emr edecek durumda değilse tavsiyede bulunur. Müslümanların devletleri de aynı görevle yükümlüdürler

Buna rağmen bazı Müslümanlar Yüce Rabbimizin emirlerini yapmıyor, yasaklarından da sakınmıyor. Müslümanlıklarıyla iftihar eden kişilerin devletlerinin birçoğu da onlar gibi ilahi emirleri yapmadıkları gibi yasaklarından da sakınmıyorlar. Bu nedenle de Müslüman olmayan milletler gibi İslam toplumlarında da huzur olmuyor, mutluluk görülmüyor.

Maverdi’nin AHKAM-I SULTANİYE ( OTORİTE HÜKÜMLERİNİ) okurken dikkatimi çeken bir ayet ile konuyu aydınlatmak istiyorum.

Yüce Rabbimiz Tevbe suresinin 29.ayetinde “kendilerine kitap verilen (Hıristiyan ve Yahudiler) den Allah’a ve ahiret gününe inanmayanlar, Allah ve Resülü’nün haram ettiklerini haram etmeyen (yasaklamayan) ve hak dini din olarak kabul etmeyenler ile boyun bükerek cizye (baş vergisi) verinceye kadar savaşın” buyuruyor.

Ayet-i kerimede geçen Hıristiyan ve Yahudilerin bizim devletimiz içinde veya dışında olmaları söz konusu yapılmadığına göre ister kendi içimizde ister dışımızda olsunlar Allah ve Resülü’nün yasak ettiklerini yasaklamadıkları  ve hak dini kabul etmedikleri takdirde onlarla savaşmak emrediliyor; ama bunun başka sebebi de olmalıdır.  O sebebi yine Tevbe suresi 123.ayetinde görüyoruz. Orada Yüce Rabbimiz:

“Ey iman edenler! Kafirlerden sizi takip edenlerle savaşın, onlar sizde bir katılık bulsunlar ve biliniz ki Allah kendisine sığınanlarla beraberdir” buyuruyor.

 Katolik Hıristiyanların kafir olduğu ayet-i kerimelerle bildirilmiştir. Maide suresi 16 ve 72.ayetlerinde “Meryem oğlu Mesih (İsa) Allah’ tır” diyenler’ kesin olarak kafir olmuşlardır” denilirken 73 ayette “’Allah üçün üçüncüsüdür’ diyenler kesin olarak kafirdirler” şeklinde ilahi bir hüküm vardır. Yani onlar üç Allah inancını da taşımaktadırlar. Komşumuz Rusya, Bulgaristan ve Yunanistan Hz. İsa’ya Allah veya Allah’ın oğlu demiyorlar ama Kur’an ve Hz. Muhammed’i kabul etmedikleri için onlar da kafirdirler.

Bunlardan bizi takip eden, bir pundumuzu bulup saldıracak olanlar vardır ki bunların başında ABD, İsrail ve Yunanistan gelmektedir. ABD PKK aracılığıyla bizimle vekalet savaşı yapıyor. Şimdi Suriye’deki PYD ve YPG ile aynı savaşı daha geniş çapta devam ettiriyor. Yani bizi takip ediyor. Fırsatını bulursa doğrudan da saldıracak.

Biz ABD ile tek başımıza savaşamayacağımıza göre diğer İslam ülkeleriyle birlikte hareket etmeliyiz. Rahmetli Erbakan D-8 leri bunun için kurmuştu. Biz bu birliği yüzüstü bıraktığımız gibi Allah’ın yasak ettiklerini yasak etmeyenlerle  savaşmamız emredilirken biz de o yasakları dikkate almadık, hatta onların (AB’nin) isteği doğrultusunda zinayı bile serbest ettik, homoseksüel derneğinin kurulmasına izin verdik.

Onlar bizim hak dinimize girmedikleri gibi bizi kendi dinlerine uydurmaya çalışıyorlar. Biz onlara karşı gücümüzü koruyabilmek için Allah’ın yardımına muhtacız . Ama onu darıltıyoruz ve böyle giderse onun yardımından da mahrum kalacağız.

Yüce Mevla “Ey iman edenler! Kafirleri veli (dost ve işinizi çeviren) edinmeyin” (Nisa 144) dediği halde biz onların birliğine girerek işlerimize müdahale etmelerine imkan vermeye çalışıyoruz. Daha açık bir şekilde Yüce Rabbimiz: “Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları veliler (dost ve yönetici) edinmeyin, onlar birbirinin dost ve yöneticileridir; kim ki onları dost ve yönetici durumuna getirirse o da onlardandır, Allah böylesine haksızlık yapak kavmi düzlüğe çıkarmaz” diyerek tehdit bile ediyor.

Yoksa dinimizden mi döneceğiz(!) Yüce Rabbimiz bu hususta da uyarıyor: “Ey iman edenler! Eğer sizden biriniz (bir millet) dininden dönerse Allah pek yakında kendisinin seveceği bir kavim getirir, onlar da onu sever; müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise çok güçlü/şerefli, Allah yolunda son gayretlerini gösterirler ve kendilerini kınayanların kınamasından korkmazlar; Bu Allah’ın zenginliğidir ki onu dilediğine verir. Allah mülkü çok geniş olan ve her şeyi bilendir” ifadeleriyle hem uyarıyor ve layık olanlara da müjde veriyor. Kendimize gelelim!     M. Hamdi GÜNER

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Güner - Mesaj Gönder --- Okunma

# Gibi, hem, tır

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.