KÖYLERİN BOŞALMA VEHAMETİ

Geçtiğimiz hafta üç köy dolaştım. Bir tanesinde tanıdıklarım vardı, evlerine gittim, kapılarına takırdadım, kiminin zilin çaldırdım. Hiçbiri cevap vermedi. Zaten hava sisli ve akşamüzeri olmasına rağmen ışıklar yanmamıştı.

Demek ki bunlar şehirlere taşınmış veya şehirdeki yakınlarının yanına gitmişlerdi. Halbuki köylü köyünde durmalı ve her fırsatta tarlası, bağ ve bahçesiyle ilgilenmeliydi.

Şehir veya kasabalara giden köylü oradayken hava iyice açmadıkça veya Rasathaneler en az birkaç günlük açık hava olacağını bildirmeden köylerine dönmez, dönemez.

Bu nedenle köylü köyünde durmalı ve kısa süreli açık havalarda bile bağ ve bahçesine gidebilmelidir. Yağmurlu havalarda şehirdekiler gibi oyunhanelere dönüşen kıraathanelere gitmeyip evinde istirahate çekilir veya başta Kur’an-ı kerim ve tercümesi olmak üzere kitap okuyarak bilgi sahibi olmalıdır.

Rahmetli babam yağmurlu havalarda ve özellikle kış günlerinde hep kitap okurdu. Komşular da bunu bildiği için gelip dinlerlerdi. Bihassa Salih ismindeki dayım sıkça gelir babamı dinlerdi, biz de kulak misafiri olurduk. O kulak misafirliğinden birçok bilgi sahibi olmuşumdur.

Bazı köylerde kahvehanelere gidip orada dedikodu yapan veya en azından mekruh olan oyun oynayanlar olur. Ama şuurlu hareket edenler evlerinde kitap okur veya başka faydalı meşguliyetler bulurlar.

Rahman suresi 29. Ayet-i kerimesinde Allahü Teala kendisini şöyle tanıtıyor: “Göklerde ve yerde olanlar ondan isterler” yani insanlar birbirinden istekte bulunsalar da aslında herkes Allah’tan ister. Veya Göklerde ve yerde olan herkes onu sorar” yani “Allah nasıl bir varlıktır” diye sorarlar. İste bu sorunun cevabı yine ayni ayetin sonunda şöyle verilir: “0 her an bir iştedir” yani boş durmaz. Öyleyse insanlar Allah’ın yer yüzündeki halifeleri olduğuna göre onun gibi olmalı ve hiç boş durmadan bir iş yapmalıdırlar. Nitekim Peygamber efendimiz (sas) “Allah’ın ahlakı ile ahlaklanın” diyor. Şu halde bu öğretiyi de dikkate alarak insanlar boş durmamalı mutlaka bir iş yapmalıdırlar.

Köylü vatandaşlarımız bu talimatı yapmaya daha müsaittirler. Yağmurlu havalarda evlerine çekilseler de yağmur keser kesmez hemen tarla ve bahçelerine gidebilirler ve gitmelidirler de.

Köyde doğalgaz yok, devamlı soba yakmak var denilebilir; ama köyde odun mu yok! Durmadan sobaya odun atabilirler. Bazıları “sık sık sobaya odun kaymamız kolay değil” ama devamlı oturmak yerine sık sık kalkarak sobaya odun atmak bir harekettir ki şişmanlamaya engel olur. “Nerede hareket orada bereket” sözünü unutmayalım. Köyde yaşamanın kıymetini bilelim. Köyden uzaklaşmak çitçiler için vahim sonuçlar verir. . Hamdi GÜNER/Emekli Müftü

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Güner - Mesaj Gönder --- Okunma

# Gibi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.