Ümitvar olalım!

İbrahim suresi 13-15. Ayetlerinden Yüce mevlamız bildiriyor: “Kafirler peygamberlerine ‘sizi yerimizden çıkaracağız, veya dinimize dönersiniz’ dediler. Rableri o peygamberlere vahyetti ‘biz zalimleri helak edeceğiz; sizi de onlardan sonra o yere yerleştireceğiz. Ama bu bana karşı gelmekten ve azabımdan korkanlar içindir” Yani Allah elçilerine ümit vermiştir bu ayetiyle.

Ankebut suresi 60. Ayet-i kerimesimnde ise: Nice canlılar vardır ki rızkını taşımaz; onları Allah rızıklandırır; O çok iyi duyan ve çok iyi bilendir” müjdesini veriyor.

Yusuf suresi 87. Ayetinde de: “Ey oğullarım gidin; Yusuf’u ve kardeşini arayın ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin; şüphesiz Allah’ın rahmetinden kafir kavimden başkası ümit kesmez” ilahi teminatı vardır.

Aynı surenin 109 ve 110. Ayetlerinde ise “Biz senden önce karye sakinlerinden adamlara vahyettik; (o inanmayanlar) yer yüzünde gezip dolaşıp öncekilerin akıbeti ne oldu? Sakınanlar için ahiret diyarı elbette daha hayırlıdır; düşünmüyorlar mı? Öyle ki Peygamberler ümit kesdiği ve yalanlandıklarını zannettikleri zaman onlara yardımımız geldi ve dilediklerimiz kurtuldu; bizim azabımız günahkar kavimden geri çevrilmez” uyarısı yapılıyor. Bu ayetler tamamen Allah’ın rahmetinden ümit kesilmemesiyle ilgilidir.

Güvenilir hadis kitaplarından Müslim’de 2621 numarayla ve Ebu Davud ve Muvatta’ kitaplarında geçen Bir hadis-i şerifte ise Allah Resulünün: “Bir adam ‘Vallahi falan adamı Allah mağfiret etmez” dedi de Allah Teala ‘Kim benim üzerimden mağfiret etmeyeceğim diye yemin ediyor? Ben o falan kişiyi mağfiret ettim senin de amelini sildim” uyarısı yapılmaktadır.

Ümit kesilmemesi hususunda Peygamberimiz (sas) in “Ümmetimden bir taife devamlı olarak kıyamete kadar hak üzere savaşacaktır” teminatını veriyor.

Anadolu Gençlik Derneği Sivas Başkanı Abdülmetin Süslüoğlu: Divriği’deki görevime gidince AGD’yi kurduk. 4 Kişiydik; beş olamıyorduk. Lisede okuyan evlerinde İslam’ın yaşanmadığı bir ailenin kızı organizesini yaptığımız ‘Siyer-i Nebi’ yarışmasına katıldı. Yarışma yapılan kitaptan etkilenerek günlerce tefekküre dalmış. Bir gün tesettürüyle gelmiş eve: “Bugüne kadar İslam’ı tanımadan yaşamışız. Bundan böyle İslam’ı yaşayacağım” demiş ailesine. Bir süre sonra annesi namaza, babası da cumaya başlamış.

Zümer suresinin 38. Ayetinde Yüce Rabbimiz: “De ki ‘Allah (cc) tan başka nelere davet ediyorsunuz? Allah (cc) bana bir zarar verirse onlar o zararı benden kaldırabilir mi? Veya Allah bana bir nimet verirse onlar bunu engelleyebilir mi? De ki ‘Allah bana yeter, tevekkül edecek olanlar ona tevekkül etsin” buyuruyor.

Sözümü bitirirken “ÜMİT” kelimesiyle ilgili bir uyarıda bulunmak istiyorum: Birçokları bu kelimeyi “UMUT) şeklinde kullanıyor. Ümit kelimesi bize komşumuz İran dilinden geçmiştir. O da “ÜMİT) şeklindedir. Onu umut şeklinde kullanarak İran’ı unutturmak mı istiyoruz. Aksine onu bize intikal ettiği şekilde kullanıp İranlı komşularımızı memnun etmeliyiz. Umud’un direkler manasına geldiğini de hatırlatmak isterim.

M. Hamdi GÜNER/ Emekli Müftü

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Güner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzce Parantez Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Parantez hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzce Parantez editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzce Parantez değil haberi geçen ajanstır.



Anket En başarılı İlçe Belediye başkanı kim?